Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/11958 E. 2013/13779 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11958
KARAR NO : 2013/13779
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

…….

Dava, 10.12.2006 tarihli trafik-iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin tazmini istemine ilişkindir.

Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Sigorta şirketleri, 2918 Sayılı Kanun kapsamında poliçeye dayalı akdi sorumluluğu nedeniyle sigortaladığı aracın sürücüsü ile şayet tespit edilmişse araç malikinin kusurlarıyla ve poliçe limitleriyle sınırlı biçimde zarardan sorumlu tutulabilirler. Sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç (Temerrüt) tarihi belirlenirken; ilgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 ve 99. maddeleri ile 03.05.1997 gün ve 22978 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan …….. maddelerinde yazılı şekilde sigorta şirketine başvurulduğu halde gerekli ödeme yapılmamışsa sekiz iş günlük sürenin sonunda sigorta şirketinin temerrüde düştüğü, gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş ya da hiç müracaat edilmemişse sigorta şirketinin temerrüdünden bahsedilemeyeceği, bu durumda faiz başlangıcının; sigorta şirketi aleyhine icra takibine girişilmişse takip tarihi, dava açılmışsa dava tarihi olarak kabulü zorunludur.

Dava konusu somut olayda; iş bu davanın 17.03.2008 tarihinde açıldığı, davalı … şirketinin poliçe limitini teşkil eden miktarın hak sahiplerine dava açıldıktan sonra 18.07.2008 tarihinde ödemiş olması nedeniyle, sigorta şirketinin dava tarihinden ödeme tarihine kadar alacağın faizinden sorumlu olduğu, öte yandan davaya sebep olması nedeniyle, vekalet ücreti, harç ve yargılama giderlerinden sorumluğuna hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

./..
-2-

Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen geçici 3’üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ: Hüküm fıkrasının 2 numaralı bende yer alan “reddine” sözcüğünün silinerek yerine “asıl alacak yönünden davanın reddine, dava tarihinden ödemenin yapıldığı 18.07.2008 tarihine kadar asıl alacağın işleyecek yasal faizinin, davalı … ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere davalı … şirketinden tahsiline” sözcüklerinin yazılmasına,

Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdirine ilişkin bentlerde yer alan “davalı …” sözcüklerinin silinerek yerine “davalılardan müştereken ve müteselsilen” sözcüklerinin yazılmasına,

Hüküm fıkrasında yer alan “Reddedilen dava yönünden 4.982 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı … şirketi tarafına verilmesine” sözcüklerinin silinerek hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

………