YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/577
KARAR NO : 2019/3839
KARAR TARİHİ : 27.06.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık … hakkında, Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27.10.2008 gün ve 2006/142 esas, 2008/298 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 149/1-a-c, 168/3, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası verilip aynı yasanın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, sanık savunmanı tarafından temyiz edilen söz konusu hükmün Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 28.03.2012 gün, 2010/29005 esas, 2012/6001 karar sayılı ilamıyla “Suç tarihine göre, 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesinin uygulama olanağının karar yerinde tartışmasız bırakılması” gerekçesiyle bozulduğu,
İlk derece Mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen 12.07.2012 gün ve 2012/235 esas, 2012/350 sayılı karar ile, sanık … hakkında, 149/1-a-c, 168/3, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası verilip, 5395 sayılı Yasanın 23. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanık savunmanı tarafından itiraz edilen kararın Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 22.10.2012 gün 2012/36 değişik iş sayılı “İtirazın Reddine” dair kararı ile kesinleştiği,
Konya 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2013/1054 Esas sayılı dava dosyasından yapılan ihbar üzerine, sanığın deneme süresi içinde suç işlediği anlaşılıp, Konya 3. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dava dosyasının yeniden ele alındığı, duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda, 19.06.2016 gün 2016/292 esas, 2016/447 sayılı karar ile, açıklanması geri bırakılan 12.07.2012 günlü hükmün açıklandığı, sanık … savunmanının anılan karara karşı temyiz davası açtığı anlaşılmış olup,
Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulu’nun 01.03.2016 tarih 2015/3-599 Esas, 2016/99 Karar sayılı ilamında; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin davalarda dava zamanaşımı süresinin ne zaman duracağı ve ne zaman işlemeye başlayacağı tartışılmıştır. Anılan kararda; “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda dava zamanaşımı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihte durmaya başlayıp denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde denetim süresi sonunda, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde ise yeni suçun işlendiği veya denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine aykırı davranıldığı tarihte dava zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar” hükmüne yer verilmiştir.
Suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunan sanık …’nın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nin 149/1-a-c, 31/2 , 168/3 ve 62/1. maddelerindeki ceza için, aynı Yasanın 66. maddesinde 15 yıllık süre belirlendiği, TCK’nin 66. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ise 12-15 yaş grubunda bulunan sanık için bu sürenin 1/2’sinin geçmesiyle kamu davasının düşeceği öngörülmüştür. Yine aynı yasanın 67. maddesinin son fıkrasında dava zamanaşımının yasada tahdidi olarak öngörülen sebeplerle kesilmesi halinde, zamanaşımı süresi ile ilgili suça ilişkin olarak yasada belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağı öngörülmüştür. Buna göre sanığın eylemine uyan atılı suçun olağan zamanaşımı süresi 7 yıl 6 ay olup, olağanüstü halde kesintili zamanaşımı süresi 11 yıl 3 ay olacaktır.
Somut olayımızda; nitelikli yağma suçunun zamanaşımı süresi TCK’nin 66. maddesinde 15 yıl olarak öngörülmüş olup, aynı maddenin 2. fıkrasına göre 12-15 yaş grubunda olan sanık … hakkında zamanaşımı süresi, bu sürenin 1/2’si olan 7 yıl 6 ay olup, olağanüstü hallerde yarısına kadar; yani 11 yıl 3 aya kadar uzayacaktır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yukarıda anılan kararı ışığında; sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği tarih olan 22.10.2012 tarihi ile sanığın 2. suçu işlediği tarih olan 01.012.2013 tarihi arasında dava zamanaşımı süresinin 1 yıl 1 ay 9 gün süreyle durduğunun kabulü gerektiğinden, bu sürenin olağanüstü zamanaşımı süresine
eklenmesi halinde, sanık hakkında açılmış bulunan kamu davasında olağanüstü zamanaşımı süresinin 19.08.2018 tarihinde, inceleme tarihinden önce dolmuş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 27/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.