YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13387
KARAR NO : 2013/13346
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ziynet
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ziynet davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak davanın değeri itibari ile duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava ziynet eşyalarının iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Çeyiz ve ziynet eşyalarının iadesine yönelik olarak açılan davada, davacı vekili müvekkilinin çıkan kavga sonucu evden ayrıldığını, müşterek konuttaki ziynet ve eşyaları alma fırsatı bulamadığını, tamamının davalıda kaldığını belirterek aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ise ziynet eşyalarının kendisinde olmadığını, davacının bu eşyaları gizlice konttan çıkarttığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece çeyiz eşyalarına yönelik davanın kabulüne, ziynet eşyalarına yönelik davanın kanıtlanamadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine hüküm Dairemizin 28.06.2011 gün 12507/7153 sayılı kararı ile bozulmuştur. Bozma kararında; davacının 28.12.2005 tarihinde meydana gelen kavga sonucu pijamaları ile eşyalarını alamadan evden ayrıldığı, bu durumda davacının ziynet eşyalarına ilişkin talebinin kabulü gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen son kararda; davacı kadına ailesi ve yakınları tarafından takılan ziynet eşyaları yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına ve bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm verilmiş bulunmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Ziynet eşyalarına ilişkin olarak açılan davada, kural olarak ispat yükü kadına aittir. Davacı kadın ziynet eşyalarının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını veya götürülmesine engel olunduğunu ispat yükü altındadır. Somut olayda davacının üzerine düşen ispat yükünü yerine getirdiği önceki bozma kararında belirtilmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece, düğün merasiminde kız ve erkek tarafının taktığı ziynetler yönünden ayrıma gidilerek sadece kız tarafının geline taktığı ziynetler yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki düğün merasiminde kadına takıldığı saptanan ziynetler kim tarafından takılmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılır ve BK’nun 244.maddesi şartları gerçekleşmedikçe geri alınamaz. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.