YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2589
KARAR NO : 2011/2672
KARAR TARİHİ : 03.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
… ve müşterekleri ile … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Çaycuma 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 22.03.2007 gün ve 131/187 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, mirasen intikal ve eklemeli zilyetliğe dayanarak 101 ada 75 ve 102 ada 1, 2, 38 sayılı parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile vekil edenlerinin hisseleri oranında tescilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, dava konusu taşınmazların kök muristen gelmekle birlikte taksim sonucu davalılara isabet ettiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, feragat edilen 101 ada 75 parsel hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine diğer parseller yönünden taşınmazların kamulaştırma öncesi itibari ile davacı ve davalıların murislerinden intikal ettiği kabul edilerek mirasçıların mülkiyet hakkının tesbitine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mirasen intikal ve eklemeli zilyetlik hukuki sebebine dayanılarak açılmış, davalı taraf taksim savunmasında bulunmuştur. Her iki taraf da tanık deliline dayanmış, keşif sırasında davalı tanıkları dinlenmemiştir. Maddi olaylardan sayılan zilyetliğin her türlü delille kanıtlanması mümkün bulunmaktadır. Yerel bilirkişi ve tanıkların HUMK.nun 258.maddesi hükmü uyarınca yeniden keşif yerinde hazır bulunmak üzere davetiye ile çağrılmaları, aynı Kanunun 259.maddesi uyarınca taşınmaz başında yapılacak keşif yerinde dinlenilerek, taşınmazın öncesinin ne ve kime ait olduğunun, kimler tarafından ne şekilde kullanıldığının, uyuşmazlık konusu olan bu yerin kamulaştırılma tarihine kadar kimler tarafından zilyet ve tasarruf edildiğinin, zilyetliğin ve kullanma hakkının kimde bulunduğunun kendilerinden sorulup belirlenmesi, beyanları arasında aykırılık çıktığı takdirde aynı Kanunun 265.maddesi hükmü gözönünde tutularak çelişkinin giderilmesine çalışılması gerekir. Mahkemece, bu nedenle taraflara şahitlerini bildirmeleri için süre ve imkan tanınmalıdır. Ayrıca Anayasa’nın 36. maddesine göre taraflar yargı mercii önünde iddia, savunma ve adil yargılanma hakkına sahiptir. Davalıya savunmasını ispat imkanı tanınmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve 14,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine 03.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.