Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2019/1450 E. 2019/3912 K. 27.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1450
KARAR NO : 2019/3912
KARAR TARİHİ : 27.06.2019

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/215 Esas, 2018/383 Karar sayılı ilamı ile yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı, sanık … savunmanının CMK’nin 272 ve müteakip maddeleri uyarınca İstinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen 18.12.2018 gün, 2018/3729 Esas, 2018/2908 Karar sayılı “Esastan red” kararına karşı, sanık tarafından usulüne uygun olarak açılan temyiz davası  üzerine, temyiz dilekçesinde hukuka aykırı olduğu ileri sürülen hususlar ile re’sen incelenmesi gereken konular CMK’nin 288 ve 289. maddeleri kapsamında incelenip görüşüldü:

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanığa yüklenen 5237 sayılı TCK’nin 149/1. maddesinde düzenlenen yağma suçu 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasını gerektirecek şekilde yaptırıma bağlanmıştır.

Temel cezasının belirlenmesine ilişkin ilkeler ise 5237 sayılı TCK’nin 61/1. maddesinde;

Hakim somut olayda;

1-Suçun işleniş biçimi,
2- Suçun işlenmesinde kullanılan araçlar,
3- Suçun işlendiği zaman ve yer,
4- Suçun konusunun önem ve değeri,
5- Meydana gelen zarar ile tehlikenin ağırlığı,
6- Failin kasıt veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı,
7- Failin güttüğü amaç ve saik,
Göz önünde bulundurularak ”İşlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı oranında temel cezayı belirler” şeklinde düzenlenmiştir.
5237 sayılı TCK’nin ”Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasındaki ”Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbiri hükmolunur” biçimindeki düzenleme ile de; işlenen fiil ile hükmolunan ceza ve güvenlik tedbiri arasında ”Orantı” bulunması gerektiğini vurgulanmıştır.

Kanun koyucu cezaların kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından hakime, olayın özelliği ve işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı bir şekilde gerekçesini göstererek iki sınır arasında temel cezayı belirleme yetki ve görevi yüklemiştir.

Hal böyle olunca;

Hakimin temel cezayı belirlerken, dayandığı gerekçe TCK’nin 61/1. maddesine uygun olarak dosyaya yansıyan bilgi ve belgeleri isabetli değerlendirdiğini gösterir biçimde kanuni ve yeterli olmalıdır.

Bu açıklamalar ışığında;

Gündüz vakti yolda yürüyen mağdura yaklaşan sanığın, cep telefonu isteyip mağdurun olumsuz cevap vermesi üzerine bıçak gösterip mağdurun cep telefonunu yağmaladığı olayda; TCK’nin 149/1. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında yağma suçunu işleyen sanık hakkında adalet, hak ve nesafet kuralları ve 5237 sayılı TCK’nin 3/1. maddesinde düzenlenen “Orantılılık” ilkesiyle bağdaşmayacak şekilde yerinde ve yeterli olmayacak gerekçe ile temel cezanın üst hadde yakın olarak tayini,

Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen 18.12.2018 gün, 2018/3729 Esas, 2018/2908 Karar sayılı “Esastan red” hükmünün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 7165 sayılı Yasa ile Değişik 304. madde uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 27.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.