Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/12658 E. 2012/18376 K. 10.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12658
KARAR NO : 2012/18376
KARAR TARİHİ : 10.09.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, davalının açtığı boşanma davasının redle sonuçlanıp kesinleştiği, tarafların halen ayrı yaşadığı, davalının evlilik birliği gereklerini yerine getirmediği, belirtilerek tedbir nafakası istenilmiş; mahkemece, boşanma davası ile birleştirilen nafaka davasının red ile sonuçlandığı bu davada tarafların eşit kusurlu kabul edildikleri ve hükmün kesinleştiği davacının ayrı yaşamada haklı olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiştir.TMK.nun 197. maddesine göre: “Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi bicimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa, hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin malların yönetimine ilişkin önlemleri alır.Eşlerden biri, haklı bir sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hale gelmesi üzerinde de yukarıdaki istemlerde bulunabilir.” Somut olayda davacı, “ayrı yaşamada haklılık” olgusuna dayalı olarak tedbir nafakası isteminde bulunmuştur. Bu iddiasını boşanma davasının reddinden sonra müşterek hayatın devam ettirilememesi nedenine dayandırmaktadır. Ancak, mahkemece, boşanma davasında tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesi ile ayrı yaşamada haklı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.Evlilik birliğinin kendisine yüklediği görevleri yerine getirmeyen (birlikte yaşamaktan kaçınan) davacı aleyhine boşanma davası açan davalı olayda kusurlu olup, davacının; TMK.nun 197/3. maddesi gereğince nafaka talep etme hakkı bulunmaktadır.Kaldı ki, davacı; TMK.nun 196/1. maddesi gereğince de, ailenin geçimi için davalının yapacağı parasal katkının belirlenmesini de mahkemeden talep edebilir.
O halde mahkemece, davacı delilleri toplanmak suretiyle sonucuna göre inceleme ve araştırma yapılarak davacının geçimi için gerekli, davalının geliri ile orantılı olacak şekilde, TMK.nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek, uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davacının tedbir nafakası talebinin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.