YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6490
KARAR NO : 2019/5252
KARAR TARİHİ : 17.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Katılan …’nun aracından çalınan 30.10.2009 ve 30.09.2009 ödeme tarihli 2.000 Euro bedelli 2 adet senedin meblağ hanesindeki 2.000 rakamlarının sol önüne (8) rakamını sonradan ilave ederek icraya koymak suretiyle sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın suçlamayı kabul etmeyerek … ve …’un kendisine borcu olduğu için bu senetleri verdiğini savunması karşısında;
1-Belgede sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu göz önüne alınıp, sahte olduğu iddia edilen senetlerin duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, yasal unsurlarının bulunup bulunmadığının ve aldatma niteliği olup olmadığının kararda tartışılması, senetlerin denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulması,
2- Suça konu senetlerde cirosu bulunan … Karademir, … , …, …, …, …’nin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık sıfatıyla dinlenerek olayla ilgili bilgi ve görgülerinin sorulması, senetler kendilerine gösterilerek cirolarının altındaki yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması,
3- Suça konu senetlerde cirosu bulunan …’un açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile sanığın ifadesi doğrultusunda CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenerek olayla ilgili bilgi ve görgüsünün sorulması,
4- Senetlerin ön ve arka yüzünde bulunan yazıların ve imzaların sanığa, katılan …’ya veya …’a ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
5- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 17.06.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.