YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/22091
KARAR NO : 2019/15315
KARAR TARİHİ : 09.09.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işveren yanında 10.12.2006 tarihinde güvenlikçi olarak işe başladığını, 2009 yılında vardiya amiri olarak rütbesinin arttırıldığını ve 29.03.2013 tarihine kadar vardiya amiri olarak çalıştığını, işyerinde vardiya usulü çalışıldığını, vardiya amirlerinin hafta içi 08.00-18.00, 18.00-08.00 arası, hafta sonu ise 08.00-20.00, 20.00-08.00 arası çalıştığını, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, fazla mesai ücretleri ödenmeyen davacının iş akdini İş Kanunu 24/II-e bendi uyarınca Üsküdar 14. Noterliği’nin 29.03.2013 tarih ve 3514 sayılı İhtarnamesi ile 29.03.2013 tarihi itibari ile feshettiğini, davacının en son 1.122,00 TL net maaş aldığını, 175,00 TL yemek ve 155,00 TL yol parası verildiğini, dini, milli ve resmi tatillerde de çalıştığını ancak ücretlerinin ödenmediğini, çalıştığı tüm sürede hafta tatili yıllık izne dahil edilerek eksik izin kullandırıldığını iddia ederek, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacı personelin çalıştığı Hattat Villaları isimli projenin 31.03.2013 tarihi itibari ile aniden sona ermesi nedeniyle davacıya Beyoğlu 17. Noterliği’nden 25.03.2013 tarih ve 18927 yevmiye nolu İhtarname gönderilerek yeni görev yerinin bildirildiğini, ikametgahına en yakın ve en uygun projede görevlendirildiğini ancak davacının kötü niyetli davranarak fazla mesailerin ödenmediği gerekçesi ile ihtarname keşide ederek iş akdini sona erdirdiğini, fesih sonrasında aynı yerde Hattat Villaları Yönetimi nezdinde çalışmaya başladığını, vardiya usulü çalışıldığından fazla mesai söz konusu olmadığını, davacının tüm işçilik haklarının eksiksiz ödendiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, mahkemece duruşmada tefhim edilen hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli kararın hüküm sonucunun (hüküm fıkrasının) çelişip çelişmediği noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, içermesi gerekmektedir.
Aynı yasanın 298 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması, tefhim edilen kısa karara aykırı olmaması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Asıl olan tefhim edilen kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara uygun olmaması, çelişki yaratır ve gerekçeli kararın yok hükmünde olduğu anlamına gelir.
Belirtmek gerekir ki, hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli kararın hüküm sonucunun (hüküm fıkrasının) çelişmesi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 kararı gereğince başlı başına bir bozma nedenidir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemenin gerekçeli kararında hüküm altına alınan kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacak miktarlarının kısa karardan farklı olarak belirlendiği, bu durumda tefhim edilen hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli kararın hüküm sonucunun (hüküm fıkrası) çelişkili olduğu anlaşılmakla, kararın salt bu nedenle bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 09/09/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.