Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2016/7597 E. 2019/4108 K. 01.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7597
KARAR NO : 2019/4108
KARAR TARİHİ : 01.07.2019

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit, kasten yaralama, güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-) Sanıklar …, …, … … ve … hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama, sanıklar …, …, … ve … hakkında katılan …’na yönelik kasten yaralama hükmolunan cezaların tür ve miktarı bakımından, 14/04/2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, üç bin liraya kadar olan mahkumiyet hükümlerinin kesin nitelikte olması ve temyiz kabiliyetinin de bulunmaması nedeniyle sanıklar …, …, …, … ve … savunmanlarının temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,

II-) Sanık … hakkında …’na yönelik kasten yaralama ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
III-) Sanıklar …, …, … ve … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, sanıklar …, …, … ve … hakkında …’e yönelik tehdit, sanıklar …, …, …, … ve … hakkında …’e yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin incelemesine gelince;

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda topladığı deliller kamu davasının açılmasını gerektirecek yeterlilikte bir şüphe oluşturuyorsa dava açar. Dava, mahkemeye verilen iddianameyle açılır.

Esas olan iddianame maddeleri sevk maddeleri olmayıp, iddianamede olayın anlatım biçimi (metni) dir. Dava olup olmadığı sevk maddelerine göre değil eylemin anlatış biçimine göre belirlenir. Hakimin de anlatıma ve olaya göre uygun hukuk normunu belirlemesi gerekir.

Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2012 gün ve 2012/1797-556 sayılı iddianamesi ile katılan …’e yönelik olarak sanıklar…, …, …, …, …’un TCK’nın 86/2. maddesi gereğince cezalandırılmaları talep edilmiş ise de iddianame içeriğinde “……’e karşı zincire bağlamak şeklindeki eyleminin de her ne kadar darp cebir izi oluşturmasa da kasten yaralama olarak değerlendirilmesi gerektiği…” şeklinde açıklamaya yer verildiği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsur olarak cebir-şiddeti de içerdiği, kasten yaralama suçunun vücuda yansımaları açısından her iki suçun belli yönlerden benzeştiği dikkate alındığında yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi,

2-) Sanıklardan …, … ve …’nin … Ormanlı Süt Ürünleri A.Ş’nin ortakları, sanıklar … ve …’un şirket sahiplerinin yakınları oldukları, diğer katılan sanıklardan …’nun şirketin depo sorumlusu, …, … ve …’in ise anılan şirketin satış elemanı olarak çalıştıkları, şirket ortaklarının şirketin muhasebe kayıtlarında tespit ettikleri açıklardan satış görevlileri olan sanıklar …, … ve … ile şirketin depo sorumlusu olan …’nu sorumlu tutup olay tarihinde bu kişilere yönelik olarak darp ve tehdit eylemlerinde bulundukları olayda,

a-Katılan-sanıklar …, …, … ve …’in şirkette çalışmayı başladıkları tarih, şirket ortaklarınca şirket kayıtlarındaki açıkların ne şekilde ve hangi tarihte tespit edildiği araştırılmadan,
b-) Süt ürünleri üzerine çalışan katılanlara ait … Ormanlı Süt Ürünleri A.Ş.’ne giriş yapan ürünlere ilişkin fatura ve belgeler, şirketten çıkışı sağlanan mallara ilişkin irsaliye ve/veya fatura, diğer belgeler ile bunlara ait defter ve kayıtların tamamı, depo çıkışlarına ilişkin tutulan diğer kayıtlar bir bütün halinde irdelenmeden, (katılan)-sanıklar …, …, … ve …’in çalıştıkları dönemde anılan şirketin açığının neden kaynaklandığı resen araştırılıp saptanmadan, yargılamaya devamla (Katılan)-sanıklar …, …, … ve … haklarında yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı biçimde beraat kararı verilmesi,

3-) (II-2) nolu bendin sonucuna göre, (katılan)-sanıklar …, … ve sanıklar … ve …’un hukuken korunan menfaatlerinin bulunup bulunmadığının tespitinin zorunlu olduğu düşünülmeden eksik inceleme ile yetinilip yazılı biçimde karar verilmesi,

4-) Mahkumiyet hükmünün doğal sonucu olan TCK’nin 53. maddesine ilişkin Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan, 08.10.2015 gün, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … savunmanları, katılan-(sanık)lar … ve … savunmanları ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, sanıklar …, …, … ve … hakkında …’e yönelik tehdit suçları yönünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine, 01.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.