Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/11613 E. 2013/13448 K. 02.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11613
KARAR NO : 2013/13448
KARAR TARİHİ : 02.10.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, konut ihtiyacı nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmamaktadır. Taraflar sözleşmenin başlangıç tarihi olarak 23.11.2009 tarihini kabul etmelerine rağmen süresi konusunda uyuşmazlık çıkarmışlardır.
6098 sayılı TBK.’nun 350/1. maddesi hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde bu kanunun 328. maddesinde fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılması gerekir. TBK.’nun 353. maddesi uyarınca kiraya veren, daha önce veya en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava, bildirimi takip eden uzayan bir kira yılı sonuna kadar açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenebilmesi için öncelikle kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin ve süresinin bilinmesi zorunludur. Davacının bildirdiği bu tarihlere davalı karşı çıkarsa uyuşmazlığın tarafların gösterecekleri tanık dahil bütün deliller toplanarak bir hadise olarak çözüme kavuşturulması gerekir.
Bu itibarla, davacıya kira sözleşmesinin süresini kanıtlaması için imkan tanınması, buna ilişkin delil ve belgelerin sorulması, karşı koyması halinde davalının bu konudaki beyanları alınarak, varsa mukabil delil ve belgelerinin ibrazının sağlanması, tarafların bildireceği deliller ve belgeler birlikte değerlendirilerek sözleşmenin süreli veya süresiz olup olmadığı saptandıktan sonra, davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenmesi ve sonucu dairesinde karar verilmesi gerekirken, davanın süresinde açıldığı kabul edilerek davaya devam edilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.