YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13239
KARAR NO : 2012/19220
KARAR TARİHİ : 19.09.2012
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların fiili beraberliklerinden 16.08.1996 doğum tarihli müşterek çocuklarının meydana geldiğini, davalının 1992 yılında davacı ve müşterek çocuğu terk edip yurt dışında yaşamaya başladığını, müşterek çocukla ilgilenmeyip ihtiyaçlarına hiçbir katkıda bulunmadığını belirterek müşterek çocuk için aylık 500 TL iştirak nafakasına hükmedilmesi isteminde bulunmuştur.Mahkemece, davalının açık adresini bildirmesi için davacı vekiline verilen süre içerisinde adresin bildirilmediğinden HMK 119/b uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesinde dava dilekçesinde bulunması gereken hususlar sayılmıştır. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, dava dilekçesinde bulunması gereken bu unsurlardan mahkemenin adı, dava konusu ve değeri, vakıalar, deliller ve hukuki sebepler dışında kalanlardan herhangi birinin eksik bırakılmış, yazılmamış olması durumunda hakimin davacıya eksikliğin tamamlanması için kesin süre vermesi gerektiği belirtilmiştir. Gerek 115 ve gerekse 119. maddelerde verilen kesin sürenin bir haftalık süre olacağı da belirtilmiştir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde dava açılmamış sayılır.(m.119/2) Bu açık yaptırıma tabi tabi olan dilekçe unsurları ise;
1- Davacı ve davalının adı soyadı ve adresleri,
2- Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
3- Varsa kanuni temsilcinin ve davacı vekilinin adı soyadı ve adresleri,
4- Açık bir şekilde talep sonucu,
5- Davacının varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası.
1086 sayılı Kanunun 179 uncu maddesindeki düzenlemeye karşılık gelen bu madde ile, dava dilekçesinde bulunması gereken hususların neler olduğu, ilâve unsurlarla birlikte ve daha geniş olarak düzenlenmiştir. Somut olaya bakıldığında; Davacı vekili tarafından mahkemeye verilen dava dilekçesinde, davalı tarafın adı soyadı( …), T.C kimlik numarası ve adresinin(… mah…./…)gösterilmiş olduğu, dava dilekçesinde belirtilen davalı adresine çıkartılan dava dilekçesi ekli duruşma gününü bildirir davetiyenin bila ikmal iade olunduğu, mahkemece, davalının bildirilen adresine çıkartılan dava dilekçesinin bila ikmal dönmüş olması ve davalının mernis kayıtlarında adresinin bulunmaması nedeniyle 7 gün içinde davalının açık adresinin bildirilmesi aksi halde davanın açılmamış sayılacağı hususunun davacı vekiline ihtar edildiği, bunun üzerine davacı vekilinin, davalının taraflarınca bilinen tek adresini dava dilekçesinde belirttiklerini, …’da yaşayan davalının yurt dışı adresinin tespiti için … Büyükelçiliğine yazı yazılması talebini içerir dilekçeyi dosyaya sunduğu ancak mahkemece, verilen süre içinde davalının açık adresinin bildirilmediği gerekçesiyle HMK 119/b uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece, HMK 119 maddesinde belirtilen dava dilekçesinde bulunması, bulunmaması halinde tamamlanması zorunlu unsurlardan olan davalının açık adresinin bildirilmemiş olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurma yoluna gidilmiş ise de, anılan kanunun 119. maddesinde belirtilen husus, dava dilekçesinde davalı tarafın adresinin hiç yazılmamış, bildirilmemiş olması durumunda davacı tarafa verilecek bir haftalık kesin süre içinde bu eksikliğin tamamlanmasının istenmesi, tamamlanmaması halinde uygulanacak yaptırımın karşı tarafa ihtar edilmesidir. Aksine düşünce, gerek Tebligat Kanunun gerekse Tebligat Tüzüğünün tebligata ilişkin ilgili hükümlerini ( Teb.K. Md 21- 25-28, Teb.Tüz. 28-46 vs.) işlevsiz hale getirecektir. Bu itibarla, davacı tarafın dava dilekçesinde, davalının adresini göstermiş olması bu nedenle dava dilekçesinde bulunması zorunlu unsurun dilekçede belirtilmiş olduğu göz önüne alınarak davalının tebligata yarar açık adresinin mahkemece araştırılması, davalının tespit edilen adresine tebligat yapılması ve sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.