YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8891
KARAR NO : 2019/11365
KARAR TARİHİ : 20.06.2019
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbiri uygulanması
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın, katılana göndermiş olduğu mesaj içeriğindeki sözlerin, ne şekilde hakaret suçunu oluşturduğu ve TCK’nın 106/1. madde ve fıkrasının ikinci cümlesinde tanımlanan, takibi şikayete bağlı sair tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde hükümler kurulması,
2-Sanığın suç tarihinde TCK’nın 32. maddesi gereğince, “akıl hastalığı nedeniyle, işlediği tehdit ve hakaret suçlarının hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış ya da önemli derecede azalmış olup olmadığı” hususunda sağlık kurulundan veya Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece temyiz dışı Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/31 esas sayılı dosyasında belirtilen suç ile ilgili görüş içeren Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 01/11/2013 tarihli yetersiz rapora dayanılarak eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması,
3-Kabule göre de; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması, hakaret suçunun ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, hakaret suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.