YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15280
KARAR NO : 2013/13788
KARAR TARİHİ : 12.09.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. … ve İhbar Olunanlar vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının müvekkiline 19.09.2007 tarihinde 4.144,875 Euro bedelli teminat mektubu verdiğini, söz konusu teminat mektubunun 28.01.2010’da tahsili amacıyla davalı bankaya ibraz edildiğini, ödeme yapılmadığı gibi davalı banka vekilince aynı günlü yazıyla müvekkilinin teminat mektubunun nakde çevrilmesini istemekte haklı olduğunu gösteren delilleri ibrazının istendiği ve bunun ardından tazmin talebinin inceleme ve değerlendirmeye alınacağının müvekkiline bildirildiğini, bunun üzerine davalı aleyhine 29.01.2010 tarihinde ilamsız takip başlattıklarını takip yapıldığını müvekkillerinden öğrenen davalının aynı gün saat 17.00 sularında takibe konu ana para tutarını müvekkilinin banka hesabına ödediğini, bunun üzerine İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nde açtıkları itirazın kaldırılması davasının reddedildiğini, bu nedenle iş bu itirazın iptali davasını açmak zorunda kaldıklarını, ana para borcu ödendiğinden ödenen 40.144 TL yargı harcı ve giderleri ile 80.619 TL vekalet ücreti yönünden itirazın iptalinin gerektiğini belirerek davalı borçlarının takibin ferilerine (icra harç ve giderleri ile vekalet ücreti) yaptığı itirazın iptaline ve %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, teminat mektubu lehdarı tarafından 28.01.2010 tarihinde müvekkili bankaya teminat mektubuyla ilgili dava açıldığı ve muhatabın haksız olarak tazmin talebinde bulunduğunun ifade edildiğini, bu nedenle davacıya 28.01.2010 tarihli yazının gönderildiğini, 29.01.2010 tarihinde teminat mektubunun müvekkili bankaya iade edildiğini ve teminat mektubu tutarının lehdarın da muvafakatıyla davacıya ödendiğini, bu iade ile müvekkili bankanın ibra edildiğini, buna rağmen davacının takip yapmasının haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekkili bankanın takipten haricen haberdar olduğu iddialarının asılsız olduğunu, davacıya takipte talep edilen tutardan 45.271,38 TL fazla ödeme yapıldığını, bu miktar dikkate alınmadan 123.763 TL üzerinden dava açıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İhbar olunanlar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, dava konusu teminat mektubu lehdarı olan ihbar olunanlar ile davacı arasında davalar bulunduğu, ihbar olunanların davalı bankaya teminat mektubunun ödenmemesi konusunda talimat vermiş olabileceği, bu nedenle davalı bankanın ödemeden imtina etmiş olabileceği, davacının tercihini itirazın kaldırılması davası açmak yönünde kullandığı, bu dava redle sonuçlandıktan sonra itirazın iptali davası açmanın iyiniyet kurallarıyla bağdaşmadığı, davalı bankanın takipten haberdar olduğunu gösteren yeterli belge ve bilginin mevcut olmadığı, teminat mektubunun bankaya iade edildiği, davacının itirazın iptali davası açmakta yararı bulunmadığı gibi davanın da yerinde olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı bankadan talep edilmesine rağmen ödenmeyen teminat mektup bedelinin tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı yan, iş bu davasında takipten sonra davadan önce ödenen miktarı mahsup edip 40.144 TL icra harç ve masrafları ile 80.619 TL vekalet ücretini istemiştir.
Teminat mektubunun 4. maddesi; “Banka teminat mektubu kapsamında garanti altına alınan bedeli herhangi bir ihbara, protesto keşidesine, mahkeme kararına, yüklenicinin iznine gerek olmaksızın ya da yüklenici ile muhatap arasında olabilecek anlaşmazlıkları dikkate almadan muhatabın ilk yazılı talebi üzerine ve derhal ödemeyi garanti eder…”, yine 5. madde; “işbu teminat mektubunun ödenmesi ancak muhatabın önceden vereceği açık ve yazılı bir feragatname ile ertelenebilir. Yüklenici, teminat mektubuna karşı herhangi bir sebeple yapılacak herhangi bir itirazın bankanın muhatap lehine ödeme yükümlülüğü ile ilgili olarak bekletici ya da durdurucu etkisi olmayacağını kabul ve taahhüt eder.” şeklindedir.
Hal böyle olunca, yukarıda anılan maddelerin hükümleri de gözetilip davalı bankanın bu maddelerin aksine ödeme yapmadığı gözden kaçırılarak yazılı gerekçeyle davanın reddinde isabet olmadığı gibi icra hakimliğine yapılan itirazın, genel mahkemede İ.İ.K’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası açılmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeksizin aksinin kabulü şeklinde gerekçe kurulması doğru değildir.
Takipten sonra teminat mektubu bedelinin ödenmiş olmasının bu davada talep edilen ferileri de kapsadığının kabulüde isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 990 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.