Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/14050 E. 2012/20053 K. 27.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14050
KARAR NO : 2012/20053
KARAR TARİHİ : 27.09.2012

MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 35.998,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili olduğu şirket ile davalı taraf arasında yapılan protokol gereği davalı tarafın maliki olduğu taşınmazlar üzerinde 15 yıl süreyle 18.12.2003 tarihinde 42.840 TL bedel karşılığında müvekkili lehine intifa hakkı tesis edildiğini, intifa bedelinin peşinen ödendiğini, Rekabet Kurumu’nun aldığı karar gereği 5 yılı aşan intifa sözleşmelerinin geçersiz hale geldiğini, bu nedenle müvekkili şirketin intifa hakkının 18.09.2010 tarihine kadar süreceğini, 18.10.2010 tarihi ile intifa hakkının sona ereceği 18.12.2018 tarihleri arası peşinen fazladan ödenen 35.998 TL nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiğinden bahisle bu bedelin 12.03.2009 tarihinden işleyecek ticari temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sebepsiz zenginleşmenin unsurlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur.Mahkemece; dava dışı … oğlu … adına kayıtlı taşınmaz üzerinde ve … tarafından intifa hakkının tesis edildiği, davanın yanlış hasıma açıldığı gerekçesiyle davalının pasif husumet nedeniyle reddi yönünde hüküm tesis edilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davacı vekili 19.07.2010 tarihinde mahkemeye sunduğu dilekçesiyle dava dilekçesinde maddi hata yapılarak yanlışlıkla davalı tarafın adının … olarak gösterildiğini, dava dilekçesinin içeriğinden davalının … olduğunun anlaşıldığını, davaya da … ‘ın cevap verdiğini beyan ederek davalının adında yaptığı maddi hatanın düzeltilmesini istemiştir.Davacı vekili 11.03.2010 havale tarihli dava dilekçesinde davalı tarafı … olarak göstermiştir. Ancak; dava dilekçesininin içeriğinde “……. İlinde akaryakıt istasyonu bulunan davalı … ile bir anlaşma yaptıklarını, buna göre davalı … ‘ın sözü edilen istasyon bedeli karşılığı müvekkili şirkete 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edeceğini, müvekkili şirketin de dava dışı şirkete bayilik vereceğinden….” bahsetmiştir.Dava dilekçesinin başlığında davalı tarafın … olarak yazılması bir maddi hata olup, husumetten yanılgıyı içermez. Dava dilekçesi içeriğinin HUMK.nun 80.maddesine göre, iki tarafın zahir ve açık olan yazı hataları her zaman düzeltilebilecektir. (HGK. 10.06.2009 gün ve 2009/11–207 E, 2009/251 K.) Hal böyleyken; dava dilekçesinin başlığında davalı tarafın … yerine … olarak yazılması HUMK’nun 80.maddesinde lafzını bulan maddi hatadan kaynaklanmakta olup mahkemece davanın esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken yukarıda açıklanan ilke göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.