YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6385
KARAR NO : 2019/10587
KARAR TARİHİ : 11.06.2019
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, mağdurun sanığın kendisine karşı kasten yaralama eylemini dört yıl önce gerçekleştirdiğini beyan etmesi karşısında, sanığın tehdit ve hakaret eylemlerinin kasten yaralama eyleminden farklı zamanda gerçekleştiği, bu nedenle tehdit ve hakaret suçları açısından uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu değerlendirilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmü ile ilgili olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Hakaret suçundan kurulan beraat hükmü ile ilgili olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Hakaret suçunun takibinin şikayete bağlı olması mağdur …’in 11/04/2014 tarihli oturumda şikayetten vazgeçtiğini beyan etmesi ve sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiğini belirtmesi karşısında, TCK’nın 73/4. maddesi uyarınca sanık hakkında şikayetten vazgeçilmesi nedeniyle düşme hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Tehdit suçundan kurulan beraat hükmü ile ilgili olarak yapılan temyiz incelemesine gelince;
a)Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi karşısında, soruşturma aşamasında bilgisine başvurulan ve olayın tek tanığı olan … dinlenilmeden hüküm kurularak, CMK’nın 210/1. maddesine aykırı davranılması,
b)Bozmaya uyularak yapılan değerlendirme neticesinde, sanığın eylemi gerçekleştirdiğinin ve eylemin TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesine uyduğunun kabulü durumunda ise; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren, 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre, uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 11/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.