Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/12642 E. 2013/15204 K. 12.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12642
KARAR NO : 2013/15204
KARAR TARİHİ : 12.11.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iktisap ve işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davaya konu bağımsız bölümün müvekkili tarafından muhasebe bürosu olarak kullanılmak üzere 25.06.2012 tarihinde satın alındığını, davalının ise taşınmazın eski kiracısı olup, satın alma olgusu ve ihtiyaç iradesinin süresinde davalıya ihbar edildiğini ancak davalının kiralananı tahliye etmediğini belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı davaya cevap vermemiş, mahkemece ihtiyaç ihtarnamesinde davalıya 6 aylık süre tanınmadığı ihtiyaç iddiasının zorunlu ve samimi olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Konut ya da çatılı işyeri niteliğindeki bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda bir ay içinde, dilerse TBK.’nun 351. maddesi uyarınca edinme günü de dahil olmak üzere edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla edinme tarihinden itibaren altı ay sonra ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür. Ancak edinmeyi izleyen bir ay içerisinde bildirimin tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir. Açılacak davada tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın varlığının kanıtlanması gerekir.
Somut olayda davalının 01.05.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi uyarınca taşınmazda kiracı olduğu öne sürülerek 10.10.2013 tarihinde açılan bu dava ile iktisap ve ihtiyaç nedeniyle kiralananın tahliyesi istenilmiştir. Dava sebebine göre dava açma süresi ve koşullarının TBK.’nun 351. maddesine uygun olarak mahkemece resen denetlenmesi gerekir. Buna göre davanın satın alma günü de dahil olmak üzer edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşulu ile edinme tarihinden itibaren 6 ay sonra dava açması gerekir. Bunun dışında ihtarnamede davalıya 6 aylık süre tanınması dava açmanın ön koşulu olarak kabul edilemez. Mahkemenin,
ihtarnamede kiracıya 6 aylık süre tanınması gerektiğine ilişkin kabul ve gerekçesi bu yönüyle yerinde değildir. Mahkemece öncelikle ihtarın davalıya tebliğ edildiği tarihin belirlenerek yukarıda açıklanan düzen ve koşullara göre davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti ile dava süresinde açılmış ise işin esasının incelenmesi gerekir. Öte yandan kabul şekline göre de davacı davada; kirada olduğunu bildirmiş ve işyeri ihtiyacına dayanılmıştır. İhtiyaçlının (davacının) kirada olması halinde ihtiyacın varlığının kabulü için ihtiyaçlının ya tahliye tehdidi altında bulunması veya kiralananın yapılacak iş için daha üstün nitelikte olması, en azından halen iş yapılan yerle eşdeğer nitelikte bulunması gerekir. Bu iki halden birisinin varlığı ihtiyacın kabulü için yeterlidir. Davacı dava konusu yerin ihtiyaca konu iş bakımından daha üstün nitelikte olduğunu öne sürmüştür. Mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak kıyaslama suretiyle bu husus tespit edilmeden davacının ikamet ettiği yer ile halen faaliyette bulunduğu işyeri arasındaki mesafenin katlanılamaz uzaklıkta olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.