YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16784
KARAR NO : 2013/23538
KARAR TARİHİ : 10.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum ile …, ve … vekilleri ile …, …, …, …, … ve … mirasçıları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının davalı apartman işyerinde 19.03.1998 – 07.07.2008 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının 19.03.1998 – 07.07.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde aralıksız olarak çalıştığının kabulüne, davalılar …, … ve … açısından davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı adına davalı işyerince düzenlenen işe giriş bildirgesi veya davalı Kurum’a bildirilen çalışma bulunmadığı, davalı işyerinin 06.08.2008 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, Kurum tarafından davalı apartmana ait dönem bordrolarının bulunmadığının bildirildiği, zabıta tarafından tespit edilen komşu işyeri tanıklarının; davacının 1998 yılından beri çalıştığını, günde 3 kere servise çıktığını, haftada iki kere merdivenleri sildiğini beyan ettikleri, 06.08.2008 tarihli kontrol memuru raporunda;
apartmanın defter ve belgesinin bulunmadığının, apartman yöneticiliğinin gayri resmi olarak … tarafından yürütüldüğünün, davacının apartman görevlisine tahsis edilmiş dairede oturduğunun tespit edildiği, davalılar …, …, … kat maliki olmadıkları, davacı ile davalılardan … arasında yapılan kira sözleşmesi bulunduğu, bu belgede davalının yönetici olarak gösterildiği, … Aprtmanı’nın bodrum katının 06.01.1998 tarihinden itibaren 3 yıllığına kiraya verildiği, hususi şartlarda; davacının kira ödemeyeceği, ancak apartmanın günlük temizliğini ve dairelerin günlük servisini yapacağının, ayrıca davacıdan elektrik, su ve doğalgaz parası alınmayacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiği, Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesi olan bu tür davalarda, öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren, tarafından verilip verilmediği, ya da çalıştıklarının Kurum’ca tespit edilip edilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu yasal koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Yasa’nın kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmasının konusu, sürekli, kesintili, mevsimlik mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre isticvap olunmalı, işyerinin kapsam kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlendikten sonra ücret konusu üzerinde durulmalı, tespiti istenilen sürenin evvelinde ve sonrasında beyyine başlangıç sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belge yoksa Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu madde 288’de yazılı sınırları taşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranmalı, bu sınırlar altında kalan ücret alma iddialarında ücret miktarları tanıklardan sorulmalı, 506 sayılı Yasa’nın madde 3 B ve D’de olduğu gibi ücretin sigortalı sayılmanın koşulu olan durumlarda ücret alma olgusunun var olup olmadığı özellikle saptanmalıdır. Bu davalarda işverenin kabulünün tek başına hukuki bir sonuç doğurmayacağı göz önünde tutulmalıdır.
Somut olayda; davalı apartmanın daire sayısı ve dinlenen komşu işyeri tanıklarının beyanları da dikkate alındığında, davacının çalışmasının sürekli olmayıp, belirli saatlerde çalıştığının anlaşılmasına rağmen çalışmanın part-time olup olmadığı hususları irdelenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece yapılacak iş; başkaca komşu işyeri tanığı tespit ederek, davacının başka bir işyerinde çalışması bulunup bulunmadığı, davalı apartmanda hangi günler, ne kadar süre ile çalıştığı, çalışmalarının nelerden ibaret olduğu sorularak, ayrıca davalı apartmanın kaloriferli mi yoksa doğalgazlı mı olduğu da araştırılarak davacının çalışmalarının part-time olup olmadığı hususunda toplanan deliller ışığında varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …, …, …, …, …, …, … ve … mirasçıları’na iadesine, 10/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.