YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18675
KARAR NO : 2019/33390
KARAR TARİHİ : 27.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 20.02.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 26.03.2013 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2017/3476 Esas numarasında kayıtlı Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/16 Esas, 2014/1461 Karar sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 26.01.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 02.01.2014 olduğu,
UYAP kayıtlarının incelenmesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015/386939 sırasında kayıtlı Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/1583 Esas, 2015/888 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 20.10.2012, iddianame tarihinin 04.10.2013 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 27.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.