Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2019/5634 E. 2019/8986 K. 23.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5634
KARAR NO : 2019/8986
KARAR TARİHİ : 23.09.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi
DAVACI-DAVALI : …
DAVALI-DAVACI : …
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına ve özellikle davalı-karşı davacı erkeğe kusur olarak yüklenilen sadakatsizlik vakıasının güven sarsıcı davranış sınırlarında kaldığının, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda yine de erkeğin tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece fiili ayrılık süresince ve sözlü yargılamanın yapıldığı karar celsesine kadar davalı- karşı davacı babanın yanında bulunan ve nihai hükümle de velayeti davacı karşı davalı annesine bırakılan ortak çocuk Burhan yararına dava tarihinden itibaren tedbir ve iştirak nafakasına hükmedildiği anlaşılmıştır. Bu sebeple mahkemece, velayeti anneye verilen ortak çocuk Burhan için dava tarihinden itibaren hüküm ifade edecek şekilde anne yararına tedbir nafakasına (TMK m. 169), hükmedilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece, çocuğun anneye teslim edilip edilmediğinin ve teslim edilmiş ise teslim tarihinin araştırılarak teslim tarihinden itibaren anne yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde dava tarihinden itibaren hüküm ifade edecek şekilde tedbir nafakası takdiri doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkemece bozma öncesi verilen 18.02.2015 tarihli ilk kararda ortak çocuk için kadın yararına 300 TL tedbir ve sonrasında iştirak nafakasına hükmedilmiş, bu hüküm davalı davacı erkek tarafından hükmün tamamına yönelik olarak temyiz edilmiştir. Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda verilen ikinci kararda ise; ortak çocuk için davacı-karşı davalı kadın yararına 500 TL tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmiştir. İlk hükümde davacı-karşı davalı kadın yararına hükmolunan nafakalar kadın tarafından temyiz edilmeyerek, bu miktar yönünden davalı-karşı davacı erkek lehine usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Bu sebeple bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda usulü kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde davalı-karşı davacı erkek aleyhine yazılı miktarda tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4-Yoksulluk nafakası isteğinin kabul edilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir (TMK m. 175). Mahkemece davacı-karşı davalı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmiş ise de; dosya arasında bulunan sosyal ve ekonomik durum araştırma raporundan kadının babasına ait hediyelik eşya dükkanında işçi olarak çalıştığı ancak gelirinin ne olduğunun belirtilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece yeniden usulünce kadının iş yerine maaş bordrolarının temini amacıyla müzekkere yazılması, ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılarak, kadının sürekli ve düzenli bir işte çalışıp çalışmadığı, çalıştığının tespit edilmesi halinde, çalışması karşılığında elde ettiği gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığı, kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunup bulunmadığı araştırılarak, gerçekleşecek sonuca göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23.09.2019 (Pzt.)