YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4959
KARAR NO : 2019/8445
KARAR TARİHİ : 09.09.2019
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVACI-DAVALI : …
DAVALI-DAVACI : …
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi ve tazminat talebinin reddi yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-karşı davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak karşılıklı açılan boşanma davasında; ilk derece mahkemesince davalı-karşı davacı erkeğin, eşine süregelen şekilde “Şiddet uyguladığı, eşini sosyal ortamlarda yalnız bıraktığı ve evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer’ilerine, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Anılan karara karşı davalı-karşı davacı erkek tarafından karşı davanın reddi ile kusur belirlemesi yönlerinden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesince, davalı-karşı davacı erkeğin şiddetinden sonra bir arada yaşanıldığı, bu nedenle şiddet vakıasının kusur belirlemesinde dikkate alınamayacağı, davacı-karşı davalı kadının eşine güleryüz göstermediği, eşinden izinsiz evde köpek beslediği, boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle hüküm fıkrasının tamamen kaldırılmasına, asıl ve karşı davaların kabulüne, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmişse de; istinaf incelemesi, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılır. İlk derece mahkemesinin kararına karşı davalı-davacı erkek tarafından davacı-karşı davalı kadının kabul edilen davası istinaf edilmemiş olup, bu davada verilen davanın kabulü ile tarafların boşanmasına ilişkin kısım kesinleşmiştir. Kesinleşen hususlarda yeniden hüküm kurulması doğru görülmediği gibi; davalı-karşı davacı erkeğin hem asıl hem de karşı davanın dilekçelerin karşılıklı olarak verilme aşamasında “tanık” deliline dayanmadığı anlaşılmaktadır. Dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesi aşamasında dayanılmayan delilin sunulması için, ön inceleme duruşmasında tarafa süre verilemez. Süre verilse dahi bildirilen delil dikkate alınamaz. Yapılan yargılamada; davalı-karşı davacı erkeğin usule uygun şekilde bildirmediği tanıklar dinlenilmiştir. İlk derece mahkemesince bu tanıkların beyanları kusur belirlemesinde dikkate alınmamasına rağmen, istinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesince, bu tanıkların beyanları dikkate alınarak, davacı-karşı davalı kadına kusur izafe edilmiştir. Dayanılmayan deliller esas alınarak diğer eşe kusur yüklenemeyeceğinden (HMK m. 119/1-f, 194/2), boşanmaya neden olan olaylarda davacı-davalı kadının ispatlanamamıştır. İlk derece mahkemesince karşı davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmadığı halde, bu husus gözetilmeksizin karşı davanın kabulüne karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Ne var ki, asıl davada verilen boşanma kararı istinaf edilmeyerek kesinleştiğinden, karşı dava boşanma yönünden konusuz kalmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331/1. maddesi uyarınca davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki, tarafların haklılık durumuna göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerini takdir ve tayin eder. O halde, davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı ve tarafların dava tarihindeki haklılık durumlarına göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
b-Yukarıda 2/a bendinde açıklandığı üzere, boşanmaya neden olan olaylarda davalı-karşı davacı erkek tam kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın, boşanma sonucu eşin maddi desteğinden yoksun kalacaktır. Türk Medeni Kanunu’nun 174/1-2. maddesi koşulları kadın yararına oluşmuştur. Bu durumda tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurun ağırlığı, hakkaniyet kuralları gözetilerek davacı-karşı davalı kadın yararına uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/a ve 2/b bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden Hüseyin Gazi’ye yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna 176.60 TL temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Ayfer’e geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.10.09.2019 (Salı)