YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7510
KARAR NO : 2019/11873
KARAR TARİHİ : 01.07.2019
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
CMK’nın 231. maddesi uyarınca verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan ”hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı Kanun’un 231/12. maddesine göre itiraz yasa yolu açık olup, görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılmış olduğundan, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
3-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında Diyarbakır Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 08/11/2013 tarihli uzman hekim raporunda suça sürüklenen çocuğun hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarının farik ve mümeyyizi olup olmadığı (fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmiş olup olmadığı) hususunun tespit edilemeyeceğinin belirtilmesi, dosya içerisinde bulunan ve sosyal hizmet uzmanı tarafından düzenlenen 12/09/2012 tarihli sosyal inceleme raporunda ise suça sürüklenen çocuğun zihinsel gelişiminin yaşından beklenen seviyede olduğu, doğru ve yanlışı ayırt edebilecek olgunlukta olduğu, işlediği iddia olunan eylemin suç olduğunu kavrayabildiği, hukuki sonuçlarını algılama yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun belirtilmesi karşısında; her iki rapor arasında oluşan çelişkinin giderilmesi bakımından TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi veya Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle üzerine atılı hırsızlık fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde önemli derecede azalma olup olmadığı konusunda rapor alınması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.