YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10227
KARAR NO : 2013/14314
KARAR TARİHİ : 24.10.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiracılık sıfatının tespiti, muarazanın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kiracılık sıfatının tespiti ve muarazanın giderilmesi davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracılığın tespiti ve muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; müvekkilinin 13 yıldır dava konusu …-… Anadolu Lisesi Kantinini işlettiğini, kira sözleşmesinin her yıl yenilerek bu güne kadar devam ettiğini ancak müvekkiline 29/05/2012 tarih ve 15355 yevmiye no ile … 5. Noterliğinden ihtarname gönderilerek kira döneminin bitimi itibariyle sözleşmenin yenilenmeyeceği ve sözleşme bitim tarihi olan 30/06/2012 tarihi itibariyle kantini boşaltmalarının istendiğini, gönderilen ihtarnamenin ve fesih kararının usul ve yasalara aykırı olup, müvekkilinin sağlığa ve genel ahlaka aykırı maddelerin satışı veya eğitim ve öğretim ortamını bozucu davranışları olmadığını, okul aile birliği ve okul idaresinin davacıyı kantinden çıkartmak ve kantini başkasına kiraya vermek istediğini, davalıların tek taraflı irade beyanı ile kira akdini sonlandırmalarının mümkün olmadığını ve davacının kiracılık sıfatının devam ettiğini, davalıların fesih ve tahliye için mahkeme kararı alması zorunluluğu bulunduğunu bildirerek, davacının yapmış olduğu kantin kiralama sözleşmesinin devam ettiğinin ve okul kantininin davacının kirasında olduğunun tespiti ile mahkeme kararı olmaksızın sözleşmenin feshi ve kantinin tahliyesine yönelik muarazanın men’ine karar verilmesini istemiştir. Davalı … vekili 2886 Sayılı Yasanın 75. maddesine göre sözleşmenin sona erdiğini, davanın reddini savunmuştur.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 30.06.2011 başlangıç tarihli, bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi ile değişik “Ecrimisil ve Tahliye” başlıklı 75.maddesinin 3 ve 4.fıkrasında; “kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm var ise ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır. İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülkiye amirince en geç onbeş gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim
edilir.” hükmü bulunmaktadır. Bu madde önceleri sadece Hazine tarafından bu kanun hükümlerine göre kiraya verilen taşınmazlar hakkında uygulanırken, 13.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 Sayılı Belediye Kanununun 15/p-3 maddesi hükmüyle Belediyeye, 5538 Sayılı Kanunun 26/b maddesi uyarınca İl Özel İdarelerine ve son olarak 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait taşınmazlar hakkında da uygulanması öngörülmüştür. Bu madde ile adı geçen kurumlara tahliye konusunda bir ayrıcalık tanınmıştır. Yasal süre bitiminden itibaren ecrimisil alınacağı hüküm altına aldığından, 2886 Sayılı Yasanın 1. maddesi uyarınca usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracıyı fuzuli şagil kabul etmek gerekir.
Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü, İl Özel İdareleri ve Belediyeler 2886 Sayılı Yasa uyarınca kiraya verdikleri taşınmazlarını, kira süresi sonunda, işgal ne kadar süre devam ederse etsin kiralananın 6570 Sayılı Yasaya ya da Borçlar Kanununa tabi olup olmadığına bakılmaksızın her zaman gerek mahkemeden gerekse mülkiye amirinden tahliyesini isteyebilirler. Ecrimisil olarak alınması gereken paranın “kira parası” adı altında alınmış veya ödenmiş olması, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelmez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2010/13-671 Esas, 2010/696 Karar sayılı içtihadında da bu husus benimsenmiştir.
Somut olaya gelince; yukarıda açıklanan ilkelere göre davalılar tarafından davaya konu kiralananın 2886 sayılı yasa uyarınca kiraya verilip verilmediğine dair araştırma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.