YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6352
KARAR NO : 2019/6556
KARAR TARİHİ : 22.05.2019
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davalı
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 04.07.2018 gün ve 2016/21243-2018/8622 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Mahkemece, davacı erkek tarafından açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda, boşanma davasının kabulüne, davalı kadın lehine 300 Türk lirası tedbir nafakası takdirine, davacının manevi tazminat, davalının yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, tazminatların reddi, yoksulluk nafakasının reddi, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiş, Dairemizin 04.07.2018 gün ve 2016/21243-2018/8622 karar sayılı ilamı ile davalının tüm temyiz itirazların reddiyle ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
1-Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre, davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazları yersizdir.
2-Zonguldak 1. Aile Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda “Tarafların ilk etapta Ankara ilinde oturup, sonrasında Zonguldak’a gidileceği hususunda anlaştıkları, tarafların balayına gittikleri, tarafların evlilik sonrasında birlikte evliliklerine vesile olan firmanın etkinliklerine katıldıkları, orada diğer üyeleri ziyaret ettikleri, mutlu oldukları, ancak sonradan davalının verdiği tüm sözlerden caydığı ve Zonguldak’a gitmekten vazgeçtiği, davalının istediği ev, kıyafet ve altının alındığı, düğün programının yapıldığı, her şeyin davalının istediği şekilde gerçekleştiği, davalının güneş alerjisi olduğu halde balayı programının da davalının istediği şekilde yapıldığı, düğün öncesinde davalının gidip salonu ve menüyü gördüğü ve beğendiği, evlilik öncesinde çocuk olacağı hususunda da tarafların anlaştığı, ancak davalının ben çocuk istemiyorum diyerek tartışma çıkardığı, tarafların anlaşmazlıkları nedeniyle tanışmalarına ve evlenmelerine aracılık yapan evlilik ajansına gittikleri, orada davalının, davacıdan tiksindiğini, istemediğini beyan ettiği, davacının Ankara’ya geldiğinde evin açılmadığı ve evden kovulduğunu söyleyerek birkaç kez evlenmelerine aracılık eden ajansa başvurduğu, ajansın davalıyı arayarak sorunları çözmek istedikleri, ancak davalının görüşmeyi reddettiği, davalının, davacı eşini küçümseyen ve aşağılayan söz ve davranışlar sergilediği, davalının, davacıya evlilik öncesinde aşırı harcamalar yaptırdığı, davacının da davalının mutlu olması için bu harcamalara bir şey demediği, yine evlendikten sonra tarafların tartıştıkları, bu tartışmalarının birinde davalının, davacıya “Evin giderleri var, para ver karşılayamıyorum ” dediği, davacının da buna karşılık davalıya hitaben “Nereye gidersen git, çalış ben sana para vermeyeceğim, defol git, o…pu, f…şe, kavaklı da git çalış ” şeklinde hakaretlerde bulunduğu, davacının, evin elektrik, telefon gibi bazı giderlerini karşılamadığı, tarafların defalarca telefonda bu sebeple kavga ettikleri, davacının bu görüşmelerde davalıya “Ben ödeme yapmam, ne yaparsan yap, geri zekalı” şeklinde sözler sarf ettiği, davalının ihtiyaçlarını kendisinin ve ailesinin karşıladığı, hatta bazı zaman elektrik ve telefon parasını ödemesinde tanığı olarak bildirdiği …, … isimli şahısların da yardımcı oldukları, davalının yaşadığı maddi sıkıntı nedeniyle telefonunu satmak zorunda kaldığı, tarafların 5 yıllık evlilikleri süresince ancak 3 – 4 ay kadar bir arada kaldıkları, davacının davalıya şiddet uyguladığı, davalının talebiyle tedbir kararı verilerek davacının evden uzaklaştırıldığı, sonrasında davalının vazgeçmesiyle tedbir kararının kaldırıldığı, evlilik müessesesinin karşılıklı fedakarlık gerektiren asgari müşterek de dahi olsa uzlaşmayı gerektiren durumu karşısında davacının Ankara’da yaşamak istememesi, aynı şekilde davalının da Zonguldak’ta yaşamak istememesi, her iki tarafın da kurulu düzenlerinden vazgeçmek istememeleri, aile bütünlüğünü sağlayamamaları, fedakarlık göstermemeleri, birbirlerine karşı sevgi ve saygılarını yitirdikleri belirtilerek, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında eşit kusurlu bulunarak boşanma kararı verilmiş, davalı kadının maddi ve manevi tazminat isteklerinin kusur durumu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, ilk derece mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen davacı erkeğin, kusurlu davranışları yanında kadına karşı birden fazla fiziksel şiddet uyguladığı da nazara alındığında, davranışlarının davacı erkeğin davalı kadına oranla ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle iken, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı-karşı davacı kadının maddi ve manevi tazminat isteklerinin (TMK m. 174/1-2) reddi usul ve kanuna aykırıdır. Ne var ki bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından, davalı kadının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 04.07.2018 gün ve 2016/21243-2018/8622 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, hükmün açıklanan sebeplerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple davalı kadının karar düzeltme isteğinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440-442. maddeleri gereğince KISMEN KABULÜNE, yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple Dairemizin 04.07.2018 gün ve 2016/21243 esas, 2018/8622 karar sayılı onama ilamının kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilmeyen maddi ve manevi tazminatın onanması yönünden kaldırılmasına ve hükmün kusur belirlemesi ve kadının maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden yukarıda açıklanan sebeple kadın lehine BOZULMASINA, davalı kadının diğer hususlara ilişkin karar düzeltme isteklerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple REDDİNE, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 22.05.2019 (Çrş.)