Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/11834 E. 2012/16974 K. 05.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11834
KARAR NO : 2012/16974
KARAR TARİHİ : 05.07.2012

MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, ayrı yaşamada haklı olduğu ileri sürülerek aylık 450 TL tedbir nafakasına hükmedilmesi ve her yıl ÜFE oranında artışı istenilmiştir.Davalı cevabında, ödeme gücü bulunmadığını, gelir getiren tek dairesinin kirasını da davacının aldığını belirterek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; aylık 400 TL tedbir nafakasına hükmedilmiş ve kararın kesinleşme tarihinden itibaren her ay enflasyona göre TÜFE oranında artışa hükmedilmiştir.Dava, TMK.’nun 197/2. maddesi gereğince; ayrı yaşamakta haklı olduğu iddiasına dayanan tedbir nafakasına ilişkin olup, evlilik birliği devam ettiği sürece eşlerin birlik düzeninin devamı için diğer eşe parasal katkıda bulunması gerektiği belirtilmiştir. Tedbir nafakasının niteliği gereği de davalının birliğin giderlerine gücü oranında katkıda bulunması zorunludur. (TMK. 186/3 madde).Somut olayda, yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında; davalının, sigortalı olarak çalıştığı işinden dava tarihinden önce ( 2010 yılı 4. ayında) ayrıldığı, aylık gelirinin 400 TL olduğu, babasının evinde kira vermeden oturduğu, Yalova’da bir dairesinin bulunduğu ve kiranın davacı tarafından alındığının bildirildiği, davacının ise sabit işi olmadığı, babasına ait evde 100 TL kira ödeyerek oturduğu belirlenmiştir.Davalının aylık geliri tam ve sağlıklı olarak saptanmamış, hükmedilen nafakayı ödeyecek ekonomik gücünün olup olmadığı denetime imkan verecek nitelikte araştırılmamıştır.Mahkemecece yapılacak iş, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını tam ve sağlıklı olarak saptadıktan sonra, davacı tarafın geçimi için gerekli, davalının geliri ile orantılı olacak şekilde “hakkaniyete uygun” nafakaya hükmetmek olmalıdır.Bundan ayrı olarak, DİE’nün yayınladığı ÜFE oranında artış yerine yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru değildir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.