Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/1677 E. 2013/13375 K. 02.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1677
KARAR NO : 2013/13375
KARAR TARİHİ : 02.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiraya veren tarafından kiracıya karşı açılan kira sözleşmesinin haksız ve tek taraflı feshi nedeni ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Kira kaybına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince ; Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkili ile … Devlet Hastanesi arasında 16.1.2007 tanzim tarihli kira sözleşmesinin düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşmeden sonra İl Sağlık Müdürlüğünün talepleri doğrultusunda tüm binada ciddi tadilat yaptığını, kiralanan binayı hastanenin kullanımına elverişli hale getirdiğini, davalının 14.2.2007 tarihli yazı ile sözleşmeyi tek taraflı ve haksız nedenle feshettiğini, sözleşmenin feshedilmesi ile kiraya veren- davacı tarafından yapılan tüm masrafların boşa çıktığını, ayrıca taşınmazın eski haline getirilinceye ve yeni kiracı bulununcaya kadar kira bedelinden mahrumiyetin de söz konusu olduğunu belirterek sözleşme gereğinin yapılmaması nedeniyle mevcut zararlarının tespiti ve şimdilik 6500,00 TL nin talep tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise davacının kendi taşınmazına yaptığı tadilat ve iyileştirmelere ilişkin masrafları talep ettiğini, haksız bir fesih söz konusu ise davacının ancak makul süre içinde 3. şahıslara kiralayamaması nedeni ile uğramış olduğu zararların tazminini isteyebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece kira sözleşmesinin kiracı tarafından haksız bir biçimde feshedildiği, davacının uğradığı zararların tahsil edilmesi gerektiği, buna göre ;dava konusu taşınmazda marley döşenmesi nedeniyle oluşan zarar 6.300,00 TL, duşa kabin zararı 4.400,00 TL, mutfak dolaplarındaki yıpranma 3.600,00 TL, boya ile ilgili zarar 9.576,00 TL, bodrum kat karo seramik zararı 3.990,00 TL ,binadaki elektrik tesisatının 3 fazlı ölçüm sisteme dönüştürmek için ihtiyaç duyulan malzeme maliyeti 3.966,80 TL ile birlikte 16.09.2006-26.07.2007 tarihleri arasında dava konusu taşınmazın boş kalması nedeniyle toplam 309 günlük olmak üzere kira sözleşmesinde belirtilen aylık 19.700,00 TL kira bedeli üzerinden toplam 202.911,03 TL kira kaybı oluştuğu, yine 9 aylık bekçi ve kapıcı gideri 10.125,00 TL ve 1 dönemlik kalorifer yakıt bedeli 20.000,00 TL’nin de zarar kapsamına
girdiği kabul edilerek davacının uğradığı toplam zararın 264.898,83 TL olduğu sonucuna varılarak ve taleple bağlı kalınmak suretiyle 6.500,00 TL alacağın dava tarihi olan 06.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmesi üzerine dairemizin 16.1.2012 tarih 2011/ 9871 esas, 2012/149 sayılı kararı ile diğer temyiz itirazları reddedilerek ”.. tazmini gereken zararlar arasında bulunan kira kaybı, kiralananın eski hale getirilmesi için gereken süre ile bu sürenin geçmesinden sonra aynı koşullarla yeniden kiraya verilmesi için tespit edilecek süre ile sınırlı iken zarar kapsamına girmeyen kira sözleşmesi kurulmadan önceki tarihe ilişkin kira kaybının ve sözleşmede kararlaştırılmadığı halde yakıt, bekçi ve kapıcı ücretinin de zarar kapsamına dahil edilmesi doğru değildir…” denilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davacı tarafından taşınmazın 1.2.2007 – 26.7.2007 tarihleri arasında 175 gün kiraya verilemediğinin belirtildiği gözetilerek sözleşmedeki kira bedeli üzerinden 175 gün karşılığı 114.917,25 TL kira kaybının olduğu kabul edilerek sonuca gidildiği görülmektedir. Ne var ki mahkemece yapılan bu tespit bozma ilamında belirtilen ilkelere uygun değildir. Dairemizin bozma ilamında açıkça tazmini gereken zararlar arasında bulunan kira kaybı, kiralananın eski hale getirilmesi için gereken süre ile bu sürenin geçmesinden sonra aynı koşullarla yeniden kiraya verilmesi için tespit edilecek süre ile sınırlı olduğu belirtilmiştir. Öte yandan Taraflar arasındaki sözleşmenin 7.7. maddesinde iki ay önceden bildirimde bulunmak suretiyle sözleşmenin feshedileceği kararlaştırıldığına göre taşınmazın yeniden kiraya verilmesi için gerekli sürenin iki ay olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece öncelikle taşınmazın eski hale getirilmesi için gerekli sürenin bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek bu süreyle birlikte yeniden kiraya verilmesi için geçerli olan iki aylık sürenin kira bedelinin hesaplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme yapan ek rapora göre sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.