YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/18098
KARAR NO : 2019/33799
KARAR TARİHİ : 04.07.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında hükümlülük, sanıklar … ve … hakkında beraat
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Mahkemenin 29.03.2011 tarihli, 2007/286 Esas ve 2011/127 Karar sayılı ilamıyla sanıklar … ve … hakkında beraat kararı verildiği, katılan … vekilinin 12.05.2011 tarihli dilekçesi ile beraat eden sanıklar için süresinde temyize geldiği, ancak temyiz dilekçesinin işleme konulmayarak sanıklar hakkındaki beraat hükümlerinin 27.10.2011 tarihinde usul ve yasaya aykırı olarak kesinleştirildiği anlaşılmakla;
Kesinleştirmelerin kaldırılarak suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre hükmü temyize hakkı bulunan katılan … vekilinin sanıklar … ve … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz istemine ilişkin olarak yapılan incelemede;
Sanıkların savunmalarının alındığı 10.06.2008 tarihine göre temyiz inceleme gününde 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e, TCK 67/2-a maddelerine göre öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlanmış olduğu anlaşılmış ve katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e, 67/2-a ve 5721 sayılı CMUK’nun 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II) O yer Cumhuriyet Savcısının sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemine ilişkin olarak yapılan incelemede;
1. Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olmasının Anayasa’nın 141/3. ve CMK’nun 34, 230 ve 289/9. maddelerinin amir hükmü olduğu dikkate alınarak; iddia, savunma, sanığın leh ve aleyhindeki kanıtların tartışılması, sanığın savunmalarına neden itibar edilmediğinin denetime imkan verecek şekilde açıklanması, sübutu kabul edilen ve suç oluşturan eylemlerin belirlenmesi ve yasal öğelerinin gösterilmesi gerektiği gözetilmeden sadece mahkemenin 29.03.2011 tarihli, 2007/286 Esas ve 2011/127 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara atıf yapılarak gerekçesiz olarak hüküm kurulması,
2. 29.03.2011 tarihli karar ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, sanığın denetim süresi içerisinde yeni bir kasıtlı suç işlemesi nedeniyle taraflar haberdar edilerek duruşma açılmak suretiyle hükmün açıklanması gerekirken tensiple hükmün açıklanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
1. Sanık hakkında tayin olunan gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olmayan TCK 50/1-a maddesinin de uygulamada gösterilmesi,
2. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sanığın, 5237 sayılı TCK’nun 53/1-a,b,d,e bentlerindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya; 53/1-c maddesinde yazılı haklardan ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilmesine, diğer kişilere yönelik bu hakları bakımından aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken bu bentteki hak yoksunluğunun ayrım yapılmaksızın koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi,
3. İddianamede müsaderesi talep edilen akaryakıt ve nakil vasıtası hakkında hüküm kurulmaması,
Yasaya aykırı, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.