Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/3248 E. 2019/33126 K. 13.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3248
KARAR NO : 2019/33126
KARAR TARİHİ : 13.06.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında hükümlülük, müsadere, sanık … hakkında beraat

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II) Katılan TAPDK vekilinin sanık … hakkında verilen beraat hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında zamanaşımını kesen en son işlemin savunmasının alındığı 12.10.2010 tarihi itibarıyla, temyiz inceleme gününde, 5237 sayılı TCK’nun 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresi tamamlanmış bulunduğu cihetle, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e ve 5721 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
III) Katılan TAPDK vekili, malen sorumlu … vekili ve sanık …’ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Mahkemeye gelmemiş olan sanık … hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen ve ancak derhal beraat kararı verilebilecek hallerle sınırlı olarak uygulama yeri bulunan 5271 sayılı CMK’nun 193.maddesinin söz konusu olayda uygulanmasının mümkün bulunmadığı da nazara alınıp, sanığın savunması alınmadan, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre ise,
1.24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Suçta kullanılan … plaka sayılı aracın şoförü olduğunu beyan eden … temyiz dilekçesinde, aracın …’a ait olduğunu beyan etmesi ve söz konusu aracın ruhsat kaydında … Nakliyat İnşaat Taahhüt San. Tic. Ltd. Şti’ye ait olduğunun anlaşılması karşısında, iyiniyetli 3.kişiye ait olup, müsadere koşulları bulunmayan nakil aracının sahibine iadesi yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, TAPDK vekili, malen sorumlu vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.