YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16324
KARAR NO : 2013/2255
KARAR TARİHİ : 25.02.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, … İcra Müdürlüğü’nün … sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, … İcra Müdürlüğü’nün … sayılı Talimat dosyasında 6 parça taşınmaz üzerindeki pamuk ürünün 03.10.2011 günü haczedilerek takip borçlusuna yediemin olarak teslim edildiğini, taşınmazın … tarafından …’a kiraya verildiğini, üçüncü kişinin Oğuz ile aralarındaki sözleşme uyarınca taşınmazlar üzerine emek ve masraf sarf ederek pamuk ektiğini, hasat zamanı haczin yapıldığını, borçlunun ürün ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, takip borçlusunun haciz mahallinde satım aşamasına gelmiş pamuk ürünün bulunduğu duyumu üzerine haczi yaptıklarını, bu sırada takip borçlusunun hazır bulunduğunu, muhafaza imkansızlığı nedeni ile mahcuzun borçluya teslim edildiğini, noter onaylı kura sözleşmesi uyarınca takip borçlusunun dava konusu ürünün haczedildiği taşınmazların kiracısı olduğunu, burada çiftçilik yaptığına dair resmi kayıtların yer aldığını, üçüncü kişinin sunduğu belgelerin istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (…) vekili, dava konusu taşınmazın takip borçlusu tarafından kiralandığını, bir önceki dönemde müvekkilinin annesi tarafından kiralandığını, ancak bu yer ile ilgilerinin kalmadığını, davalının taraf sıfatı bulunmadığından hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu) vekili, takip borçlusunun icra takibine itirazının olmadığını, hacze konu ürünün yetiştiği taşınmazların borçlu tarafından kiralandığını ve buna ilişkin sözleşmenin noterde onaylandığını, ayrıca Muhtarlıkta tutulan karar defterine de işlendiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu icra takibi sırasında 4 parsel üzerindeki pamuk ürününün haczedildiği, taşınmazların 1/4 pay ile …, … ve … adına kayıtlı olduğu, arazi sahiplerinin üzerindeki ürünün de maliki olduğunun kabulü gerektiği, tüm maliklerin taşınmazları davalı …’a kiraya verildiğinin O’nun tarafından da davacı üçüncü kişiye alt kiraya verildiğinin iddia edildiği, davalı alacaklı ve borçlunun ise …’e kiraya verilip noterde düzenlenen 13.09.2011 tarihli sözleşme ile de süresinin 3 yol daha uzatıldığını savundukları, hacizde borçlunun hazır bulunduğu, mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğunun kabulü gerektiği, davacının karinenin aksini kanıtlamaya elverişli delilleri sunamadığı, … ve …’ın davada taraf sıfatının bulunmadığı, teminat yatırılmadığından tazminata ilişkin yasal koşuların oluşmadığı“ gerekçesi ile istihkak davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davalı …’in icra takibi ile ilgisi yoktur, üçüncü kişi olarak istihkak iddiasında da bulunmamıştır. Mahkemece hakkında açılan dava husumet yokluğundan reddedilmiş, hükmün sonuçları itibarı ile de aleyhine karar verilmemiştir. Bu durumda adı geçen davalının hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nnu 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz sırasında takip borçlusu taşınmazların başında hazır bulunmaktadır.
İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla alacaklı yararınadır. İspat yükü altında olan üçüncü kişi, karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahiptir.
Davacı noterde onaylanmış kira sözleşmesinin yanı sıra tanık deliline dayanmaktadır.
Mahkemece işin esasına etkili olacağı düşünülüyorsa tarafların tanıkları dinlenmeli, bunun için karşı tarafın onayı ya da başkaca bir şartın varlığı aranmamalıdır.
Diğer yandan kira sözleşmesinin geçerliliği ve haciz yapılan taşınmazlara uygunluğu yönünde davanın tarafları yani üçüncü kişi ve borçlu ile alacaklı ile arasında ihtilaf bulunmaktadır. Bu nedenle ilgili Noter’den onaylı bir örneğinin getirtilerek gerekirse keşif incelemesi ile yerel bilirkişi refakatinde zemine uygulanması, hatta bu sırada davacı tanıklarının da dinlenmesi gerekir.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan, davacıya tanıklarını dinletme olanağı da usulünce sağlanmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
3.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerekli görülmemiştir.
S O N U Ç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …’in temyiz dilekçesinin REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye ve davalı …’e geri verilmesine 25.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.