Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/19298 E. 2013/14295 K. 24.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19298
KARAR NO : 2013/14295
KARAR TARİHİ : 24.06.2013

…….

Dava, yersiz sağlık karnesi kullanımından kaynaklanan Kurum alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı, icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın redine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada, davacı Kurum davalının babasının kendi sigortası yerine,15.12.2004-18.03.2005 tarihleri arasında oğlu davalının sigortasından faydalanmak suretiyle, davalının annesinin de 07.12.2004-26.10.2005 tarihleri arasında eşi üzerinden yararlanmak yerine, yine davalı oğlu üzerinden faydalanarak yersiz sağlık ve tedavi giderine neden olduğunu iddia ederek bu giderlerin tahsili amacıyla yapılan takibe davalının itirazı sonucu itirazın iptalini istemiştir.
Mahkemece, her ne kadar davalının babasının primlerinin düzenli olduğu ve zaten annesinin de davalının babası yerine oğlunun sağlık sigortasından faydalanmasında davacı Kurum yönünden herhangi bir gelir kaybına neden olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş ise de; verilen kararın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Davacının babasının sigortalılık cetveli incelendiğinde,01.03.1986 tarihi itibariyle başalayan sigortalılığında ilk prim ödemesinin 08.07.2008 tarihinde yapıldığı,dava konusu edilen dönemlerde prim borcunun bulunduğu ve 27.05.2009 tarihinde emekli olduğu anlaşılmaktadır.Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın karar verilmiştir.
Konuya ilişkin yasal düzenlemelere bakıldığında; 1479 sayılı Kanun kapsamına giren sigortalı ve ilgilileri sağlık sigortası yardımlarından faydalandırmak için yasa koyucu tarafından ilk kez 05.11.1985 gün ve 3235 sayılı Kanun hükümleri ile düzenleme yapılmıştır. 3235 sayılı Kanunun 1’inci maddesi ile 1479 sayılı Kanuna eklenen Ek 11’inci maddesinde; sağlık sigortası yardımlarından; anılan Kanuna tabi
./…
-2-
sigortalılar ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babalarının, yaşlılık ve malûllük aylığı almakta olanlar ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babalarının, ölüm aylığı almakta olanların yararlanacağı belirtilmiş; söz konusu madde, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunun 37’nci maddesi ile değiştirilerek; bu Kanunun 24’üncü maddesine göre sigortalı olanlardan; sigortalılığı devam edenler ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babalarının, yaşlılık ve malûllük aylığı almakta olanlar ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babalarının, ölüm aylığı alanların sağlık sigortası yardımlarından yararlanacakları hüküm altına alınmıştır. 15.02.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5454 sayılı Kanunun 8’inci maddesi ile madde bir kez daha değişikliğe uğrayarak “Bu Kanun ile 2926 sayılı Kanuna göre;
a) Zorunlu sigortalı olanlar ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babaları,
b) Yaşlılık ve malûllük aylığı bağlananlar ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babaları,
c) Ölüm aylığı alanlar, sağlık sigortası yardımlarından yararlanırlar.
Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerine göre sağlık yardımlarından yararlananlar hakkında bu Kanunun geçici 7’nci maddesi hükümleri uygulanır. İsteğe bağlı sigortalı olarak aylık alanlar veya bunların hak sahipleri, talepleri halinde sağlık sigortasından yararlanabilirler.”şeklinde düzeleme yapılmıştır.
Diğer taraftan; kanun koyucu tarafından 1985 yılında getirilen sağlık sigortası düzenlemesi ile doğabilecek sorunların giderilmesi amacıyla 3235 sayılı Kanunun 2’nci maddesi ile 1479 sayılı Kanuna geçici 7’nci madde eklenmiştir. Madde “Aylık alanlardan kesilecek sağlık sigortası primi” başlığını taşımakta olup, birinci fıkrasında; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Kurumdan aylık almakta olanların aylıklarından on yıl süre ile kesilecek prim oranlarının, sağlık sigortası fonunun gelir gider muvazenesi de göz önünde bulundurularak, her yıl Bakanlar Kurulunca belirleneceği, ancak bu oranın %5’den az %10’dan fazla olamayacağı; ikinci fıkrasında, Kanunun yürürlük tarihinden sonra aylık bağlananlar ile hak sahiplerinin aylıklarından kesilecek sağlık sigortası priminin, sigortalının daha önce ödediği süreler dahil on yılı geçemeyeceği açıklanmıştır.
Eldeki davada da, Mahkemece davalının annesine bakmakla yükümlü olması karşısında, annesinin prim borcu olan eşinden faydalanamasa da, bakmakla yükümlü olduğu kişiler kapsamında davalı oğlunun sağlık sigortasından faydalanabileceği dikkate alınarak annesine yapılan sağlık harcamalarının iadesinin istenemeyeceği yönündeki değerlendirme yerinde ise de; davalının kendi sigortalılığı olan babasına bakmakla yükümlü kişilerden olmadığı, buna göre davalının sigortası üzerinden faydalanamayacağı hususu gözetilerek, bu yönden davacı Kurumun
../…
-3-
alacağının olup olmadığı belirlendikten sonra karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

…..