Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2019/4646 E. 2019/11092 K. 25.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4646
KARAR NO : 2019/11092
KARAR TARİHİ : 25.06.2019

KARAR

Konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 116/4, 119/1-c, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hapis cezasının anılan Kanunun 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/06/2015 tarihli ve 2014/232 esas, 2015/588 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04/04/2019 gün ve 35142 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “Suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde yeni bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, bahse konu hapis cezasının aynen infazına dair Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2018 tarihli ve 2018/486 esas, 2018/739 sayılı kararının, 16/06/2015 tarihli ilk kararın kanun yararına bozma yoluyla bozulması halinde infaz kabiliyetinin bulunmayacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosyada mevcut adli sicil kaydına göre suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen 10 ay hapis cezasının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki hüküm uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesinin 1. fıkrasında, kısa süreli hapis cezasının suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, adlî para cezasına veya diğer tedbirlere çevrilebileceğine yer verilmiş, aynı maddenin 3. fıkrasında ise, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükümleri düzenlenmiştir.
İncelenen somut olayda; anılan Kanun hükümleri dikkate alınarak yapılacak değerlendirmeye göre, 05/02/2014 günlü suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş ve suç tarihinde 18 yaşından küçük olan, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, TCK’nın 50/3. maddesindeki amir hüküm gereğince, anılan maddenin 1. fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi zorunluluğu gözetilmeden, hapis cezasına mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan, suça sürüklenen çocuk … hakkında, Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/06/2015 tarihli ve 2014/232 esas, 2015/588 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Karardaki hukuka aykırılık suça sürüklenen çocuğa daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle, aynı Kanun maddesinin 4-d fıkrası uyarınca, dosyadaki belge ve bilgiler ile suça sürüklenen çocuğun kişisel, sosyal ve ekonomik durumu da gözetilerek, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan, TCK’nın 116/4. maddesi uyarınca hükmolunan 1 yıl hapis cezasının, TCK’nın 119/1-c fıkrası uyarınca bir kat artırılarak 2 yıl hapis cezasına hükmedilmesine, aynı Yasanın 31/2. maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle yürürlükte olan haliyle yarı oranında indirim yapılarak 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 10 ay hapis cezasına hükmedilmesine, aynı Yasanın 50. maddesinin 3. fıkrasındaki zorunluluk dikkate alınarak, hapis cezasının takdiren TCK’nın 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca günlüğü 20,00 TL’den hesaplanarak, 6000,00 TL adli para cezasına çevrilmesine, TCK’nın 52/4. maddesi gereğince adli para cezasının aylık 24 eşit taksitler halinde ödenmesine,
3-) İnfazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 25/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.