Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/2169 E. 2013/13743 K. 09.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2169
KARAR NO : 2013/13743
KARAR TARİHİ : 09.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kiracı tarafından kiraya verene karşı açılan sözleşmenin haksız yere feshedilmesi nedeniyle kazanç kaybı alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile 292500 TL kazanç kaybının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm davalı vekili ve katılma yolu ile de davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına ,toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin kazanç kaybı miktarına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasında 22.10.2008 tarihli on yıl süreli kira sözleşmesi ile davalı belediyenin hüküm ve tasarrufunda bulunan ve ekli listede belirtilen parkların, çocuk bahçelerinin. yeşil alanların, pazar yerlerinin ,yolların, otoparkların uygun yerlerine toplam 15 adet organik ürün satış yerinin bila bedel yapılması koşulu ile kiraya verildiğini, sözleşmenin başlangıç tarihinin yer tesliminden itibaren başlayacağının kararlaştırıldığını, 22.12.2008 tarihinde yer teslimi yapılmasına rağmen davacının imal ettirdiği büfelerin montajına izin verilmediğinden fiilen yer tesliminin gerçekleştirilemediğini, bunun sonucunda 02.03.2009 tarihinde yeniden yer teslimi yapıldığını, sözleşmeye göre belirtilen yerlere davacı tarafından organik ürün satış büfelerinin montajının yapılmasına başlanmasına rağmen davalı tarafından montaja engel olunduğunu, kısmen monte edilen imalatların da kırılarak yerinden söküldüğünü ve kira sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin bildirildiğini, kiracı tarafından … 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009-244 sayılı dosyasında açılan dava sonucunda kiracılık sıfatının devam ettiğinin tesbitine, dava tarihine kadar olan kazanç kaybının tahsiline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, kesinleşen bu mahkeme ilamına göre davacı -kiracının aylık kazanç kaybının 22500 TL olduğunun tespit edildiğini, bu karara rağmen davalı belediyenin büfelerin yerlerine monte edilerek işletilmesini engellemesi nedeniyle kazanç kaybının devam ettiğini belirterek önceki davadan sonraki dönemi kapsar şekilde 08.07.2009 tarihinden 08.08.2010 tarihine kadar olan 13 aylık kazanç kaybı karşılığı aylık 22500 TL’den olmak üzere toplam 292500 TL’nin her ay için kaybın gerçekleştiği tarihten itibaren hesaplanacak reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini, işlemin dayanağı olan encümen kararının da kaldırıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kesinleşen önceki mahkeme kararı esas alınmak suretiyle sözleşmenin davalı-kiraya veren tarafından haksız biçimde feshedildiği, aylık kazanç kaybının 22500 TL, 08.07.2009 tarihinden 08.08.2010 tarihine kadar kazanç kaybının ise 292500 TL olduğu kabul edilerek karar verilmiştir.
Taraflar arasında 22.10.2008 tarihli on yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesi süre bitiminden önce davalı tarafından tek yanlı olarak feshedilmiştir. Mahkemece feshin haklı nedene dayanmadığı kabul edilmiştir.
Sözleşmeye bağlılık ilkesi uyarınca taraflar akdettikleri sözleşmedeki hüküm ve koşullar ile bağlı olup kural olarak akdin süresinden önce feshi mümkün değildir. Aksi durumda haklı bir neden olmaksızın sözleşmeyi fesheden tarafın giderim yükümlülüğü doğar. Kiraya verenin tek yanlı olarak akdi feshetmesi, sözleşmeye konu işyerini kiracıya teslim etmemesi bu kapsamda sözleşmenin ihlali niteliğindedir. Bu kapsamda davalının tazminat sorumluluğu bulunmaktadır. Türk Borçlar Kanun’unun 114/2 maddesi uyarınca haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulanacaktır. Bu nedenle davalının kira sözleşmesine aykırı davranmasıyla oluşan sorumlulukta tazminattan indirim yapılmasını düzenleyen TBK’nun 52.maddesi uygulama alanı bulacaktır. Bu kapsamda davacı kiracı da feshi müteakip kiracı olarak faaliyetini yürütebileceği yeni bir işyeri bulma konusunda gerekli çabayı göstermek zorundadır. Bunun bir sonucu olarak davacının aynı şart ve koşullarda kiracı olarak faaliyetini yürütebileceği başka bir büfe nitelikli taşınmazı yeniden kiralayabileceği sürenin belirlenmesi ve davalı kiraya verenin bu süreye ilişkin kazanç kaybından sorumlu tutulması gerekir. Mahkemece davacının sözleşme süresi gözetilerek kiracının kiralanandan elde edebileceği net gelir hesaplanmış olup davacının feshi müteakip benzer koşullarda kiracı olarak faaliyetini yürütebileceği yeni bir büfeyi hangi sürede yeniden kiralayabileceğine ilişkin bir tespit ve değerlendirme yapılmamıştır. Haksız feshe bağlı olarak davacının davalı kiralayandan isteyebileceği tazminat bedelinin yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda tespiti gerekmektedir. Bu husus yerine getirildikten sonra kesinleşen önceki ilamda hükmedilen kısım da gözetilmek suretiyle mahkemece davacının kazanç kaybı alcağı hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.