YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16588
KARAR NO : 2013/4985
KARAR TARİHİ : 11.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
…
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, en son net 800,00 TL ücretle çalıştığını belirterek kıdem ihbar tazminatı ile fazla mesai, ulusal bayram, genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı, davacının en son 760,50 TL brüt ücretle çalıştığını ve fazla çalışma yapmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi hesaplamaları doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2.Taraflar arasında prim ödetilmesi yönünden uyuşmazlık bulunmaktadır.
Prim, işçinin mal veya hizmet üretiminde daha istekli hale gelmesi ve başarısının artması için işverence ödül niteliğinde verilen ek ödemeler şeklinde tanımlanabilir. Prim ödemesinden amaç, işçinin dava verimli bir şekilde çalışmaya özendirilmesidir. Primin kişiye özgü olması sebebiyle ikramiyeden farklı olarak prim ödemelerinin genel bir nitelik taşıması gerekmez. Bununla birlikte, işveren tarafından ayrımı haklı kılan geçerli nedenler olmadığı sürece prim uygulaması yönünden de işverenin eşit davranma borcu sözkonusudur.
İşçinin prime hak kazanması için işyerinde prim ödemesini gerektiren dönemin sonuna kadar çalışmış olması gerekmez. İşyerinde çalışılan süreyle sınırlı olmak üzere işçinin prim talep hakkı vardır.
Kıdem tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler gözönünde tutulur. Buna göre devamlılık gösteren prim ödemeleri kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmalıdır .
Somut olayda dosya içeriğine göre davacıya her ay asgari ücrete ilaveten değişen miktarlarda prim ödendiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda bir ücret bordrosunda belirtilen prim tutarı giydirilmiş ücretin belirlenmesinde dikkate alınmış ise de, her ay değişkenlik arz eden primin yıllık toplamı 365’e bölünerek bir günlük miktar belirlendikten sonra temel ücrete ilave edilmek sureti ile giydirilmiş ücret tespit edilmelidir. Hatalı hesaplama ile hüküm kurulması doğru olmamıştır
3-Taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık fazla çalışma ücretinin hesabı konusundadır. Fazla mesai ücreti alacağının belirlenmesinde tatil günlerinin dışlanması gerekirken, talebe konu tüm dönem için bu şekilde işlem yapılmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.