YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3920
KARAR NO : 2019/4090
KARAR TARİHİ : 03.07.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/09/2017 ve 13/12/2017 tarihli tebliğnameleri ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Sanık … hakkında yağma suçundan kurulan hükme karşı yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
12.01.2017 tarihli hüküm sanık … ile birlikte yargılamayı takip eden savunmanının yüzüne karşı verilmiş olmasına göre, temyiz süresinin bu tarihte başladığı, gerekmediği halde hükmün sanığa tebliğ edildiği, sanığa yapılan tebliğin yeni bir temyiz süresi başlatmayacağı anlaşıldığından; sanık …’nun yasal süresinden çok sonra yapmış olduğu 07.03.2017 günlü vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık … hakkında yağma suçundan kurulan hükme karşı yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık … hakkında, gece vakti diğer sanıklarla birlikte mağdura ait işyerinde gerçekleştirdiği yağma eylemi nedeniyle hüküm verilirken 5237 sayılı TCK’nin 149. maddesinin 1. fıkrasının (c-h) bendlerinin yanı sıra (d) bendi ile de uygulama yapılması gerektiği gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığı ve sonuç cezaya etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık … savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında yağma suçundan kurulan hükme karşı yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince de;
1412 sayılı CMUK’un 326/2. maddesinde, “Sanık veya müdahil ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir.” biçimindeki savunma hakkının kısıtlanamayacağı ilkesine dayanan yasanın emredici kuralına uyulması gerekirken, her ne kadar ceza süresi yönünden kazanılmış hak gözetilse dahi suç vasfı yönünden daha ağır cezaya hükmolunduğundan, sanık …’nın aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan hüküm kurulması suretiyle anılan yasa maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 03.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.