Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/13704 E. 2012/19340 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13704
KARAR NO : 2012/19340
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

Davacı … ile davalı … aralarındaki nafaka davasına dair … Aile Mahkemesinden verilen 25.11.2011 günlü ve 2011/149E.-2011/916 K.sayılı hükmün Onanması hakkında dairece verilen 05.04.2012 günlü ve 2012/4476 E-2012/9124 K.sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davada, anlaşmalı boşanma ile kabul edilen davalı kadın yararına aylık 350 TL yoksulluk ile müşterek çocuk için aylık 350 TL iştirak nafakasının artırılması yönünden davalı tarafından en son 10.02.2009 tarihinde açılan dava neticesinde, davalı kadın için aylık 530 TL yoksulluk, müşterek çocuk için aylık 660 TL iştirak nafakasına hükmedilip ayrıca nafakaların her yıl %15 oranında artırılmasına karar verildiği, ancak davalının boşanmadan sonra maddi durumunun iyileşmesi, davacının da işlerinin kötüye gitmesi ve gelirinin azalması nedeniyle hükmolunan nafakaların katlanılamaz hale geldiği belirtilerek öncelikle yoksulluk nafakasının kaldırılması, olmadığı takdirde aylık 150 TL’ye indirilmesi, iştirak nafakasının da aylık 150 TL’ye indirilmesi istenilmiştir.
Mahkemece, davacının mali durumunun nafakaların kaldırılmasını gerektirecek şekilde değiştiğinin, davalının yoksulluğunun kalktığının ve müşterek çocuğun ihtiyaçlarının azaldığının davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, iş bu kararın temyizi üzerine Dairemizce 05.04.2012 gün ve 4476-9124 sayıyla onama kararı verilmiştir. Daire kararına karşı davacı taraf karar düzeltme isteminde bulunmuş olup, isteğin süresi içerisinde bulunduğu anlaşıldıktan sonra dosadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
TMK.mad.176/lV hükmüne göre: “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.” Aynı şekilde 331.madde uyarınca; “durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.” Yukarıda sözüedilen yasal düzenlemelere göre, iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu gerektirmesi gerekmektedir.Hakkaniyet bir bakıma adaleti deyimler. Fakat; sevgi, anlayış ve hoşgörü duygularıyla paylaştırıcı ve denkleştirici davranmak, adaletli davranmaktan daha başka ve daha ileride bir anlam taşır.Tarafların mali durumlarının değişmesi, iradın arttırılması veya azaltılmasını gerektirebilir. Örneğin, alacaklının (davalının) yoksulluğu azalmış veya büsbütün ortadan kalkmıştır; ya da borçlunun (davacının) mali veya gelir durumu kötüleşmiştir. Burada, iradın takdirine (veya kararlaştırılmasına) esas olan şartları ortadan kaldıracak önemde bir değişiklik olması aranacaktır.Karar düzeltme istemi üzerine yeniden yapılan incelemede; tarafların 09.11.2005 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıkları, boşanma kararı ile birlikte davalı kadın yararına aylık 350 TL yoksulluk ile müşterek çocuk için aylık 350 TL iştirak nafakasına hükmedildiği, davalı kadın tarafından nafakaların artırılması için müteakip dava açıldığı ve en son, 10.02.2009 tarihinde açılan dava neticesinde, davalı kadın için aylık 530 TL yoksulluk, müşterek çocuk için aylık 660 TL iştirak nafakasına hükmedilip ayrıca nafakaların her yıl %15 oranında artırılmasına karar verildiği, davalının, boşanma kararının verildiği ve nafakaların artırımına ilişkin açılan dava tarihlerinde tüpgaz bayiliği işi ile iştigal edip Maliye Bakanlığının 07.01.2010 tarihli yoklama fişinde davalının 31.12.2009 tarihinde işi tamamen terk ettiğinin adi ortaklıktan ayrıldığının ve başka bir ticari faaliyetinin bulunmadığının tespit edilmiş olduğu ayrıca ekonomik ve sosyal durum araştırmasına göre de davacının emekli olup 1.325 TL emekli maaşı aldığı, başka gelirinin bulunmadığı, davalı kadın yönünden ise, dosya içerisinde bulunan banka kayıtlarına göre davalı kadının 20.000,00 TL civarında tahvillerinin bulunduğu, tapu kayıtlarına göre de davalının üzerine kayıtlı arsa ve dükkan niteliğinde taşınmazlarının bulunduğu, müşterek çocuğun da 1994 doğumlu olup devlet okulunda öğrenim gördüğü ve yıllık 1.100 TL ödemesi bulunan dershaneden eğitim aldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, boşanma davasından sonra davalı tarafından en son açılan nafakaların artırılması talepli dava neticesinde hüküm altına alınan %15 artış şartı ile nafaka miktarlarının ulaştığı nokta itibari ile, davacının mevcut ekonomik durumu karşısında ödenemez (katlanılamaz) hale geldiği iddia olunarak, nafakaların indirilmesi-kaldırılması talep olunmuştur.İştirak nafakası; velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasıdır. (TMK.182/2. madde). Ana ve babanın bakım borcu ise, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder (TMK.328/1. madde). Hakim, istem halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen iştirak nafakasının gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödenebileceğini karara bağlayabilir (TMK. madde 182/3, 330/3.). Bu hükümler, madde gerekçelerinde de belirtildiği gibi ekonomik yönden güçsüz olan nafaka alacaklılarının her yıl dava açmak suretiyle emek sarfından ve masraf yapmaktan kurtarılmaları amacıyla getirilmiştir. İştirak nafakası; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana-babanın mali durumuna göre takdir edilir. Ayrıca nafakanın takdirinde birlik devam ederken çocuğun alıştığı yaşama şekli ve gelirleri de dikkate alınır.Ancak nafaka takdir edilirken, nafaka ile yükümlü tutulacak kişilerin geçim sıkıntısına düşürülmemesi asıldır. Davacının tespit edilen gelir durumu ile yoksulluk ve iştirak nafakasının artış oranı sonucunda ulaştığı miktar birlikte değerlendirildiğinde yükümlülüğün katlanılamaz hale geldiği bir gerçektir.O halde, davacı tarafından gelirinin azaldığı iddia edilerek yoksulluk nafakasının kaldırılması olmadığı takdirde indirilmesi ve iştirak nafakasının indirilmesi ayrıca nafakaların her yıl %15 oranında artırılmasına ilişkin artış şartının kaldırılarak her yıl uygun miktarda artış oranının belirlenmesi istendiğine göre mahkemece, davacının tespit edilen sosyal ve ekonomik durumu ile davalı ve müşterek çocuğun ihtiyaçları karşılaştırılarak, davalının ve müşterek çocuğun ihtiyaçlarını asgari ölçüde karşılayacak, davacının geliri ile de orantılı olacak şekilde “hakkaniyete” uygun nafakaların yeniden belirlenmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak istemin tümüyle reddine karar verilmiş olması TMK’nun 4.maddesinde vurgulanan “hakkaniyet” ilkesine uygun bulunmamıştır. Bu nedenle Dairemizin 05.04.2012 gün ve 2012/4476 E.-2012/9124 K.sayılı onama ilamı kaldırılarak hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.Bu itibarla mahkeme kararının açıklanan bu gerekçe ile bozulması gerekirken zuhulen onandığı anlaşılmakla, davacının karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairemizin 05.04.2012 gün ve 2012/4476 E.-2012/9124 K.sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.