YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14086
KARAR NO : 2012/19378
KARAR TARİHİ : 20.09.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.140,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 115/2 maddesi uyarınca usulden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada; ortak muris …’dan kalan taşınmazın davalı tarafça bizzat ve kiraya verilerek kullanılması nedeniyle 4.400 TL ecrimisilin faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalı intifadan menin gerçekleşmediğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece; “davacı vekilinin gider avansını verilen kesin süre içinde yatırmadığı 6100 sayılı HMK. 114/1-g maddesi gereğince gider avansının dava şartı olarak kabul edildiği; aynı yasanın 115/2 maddesi gereği verilen kesin süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemiş ise davanın usulden reddedileceği amir hüküm olarak düzenlendiği; bu nedenle davanın reddi gerekeceği gerekçesiyle” HMK’nun 115/2 maddesi gereği davanın usulden reddi yönünde hüküm tesis edilmiş; hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Mahkemece, her ne kadar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/g, 120/2 ve Tarife gereğince belirlenen gider avansı yatırılmak üzere davacı vekiline 06.12.2011 tarihli celsede 2 haftalık kesin süre verilmiş ise de, davacı vekili 2 haftalık kesin süreden sonra 22.12.2011 tarihinde (bir sonraki celse tarihi olan 06.03.2012 tarihinden önce) gider avansını yatırmış olup, celse talikine sebep olmamıştır.Yasa koyucunun temel amacı, eksik kalan giderin yatırılmasını ve davaların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3 maddesi hükmüne göre makul sürede sonuçlandırılmasını sağlamaktır.Somut olayda, celse talikine uğramadan harç yatırılmıştır. Davanın uzamasının engellenmesi ile ve davaların ucuz, basit ve çabuk sonuçlandırılması prensibi de kabul edilerek yatırılan avansa göre, kesin sürenin amacına da ulaştığı belirlendiğinden, toplanacak delillere göre davanın sonuçlandırılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, diğer itirazların incelenmesine şimdilik yer olmadığından hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.