YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12246
KARAR NO : 2013/13928
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
……
Dava, köy muhtarlığı nedeniyle 2.6.2002 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya kapsamına göre, 1.5.2005 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında………sigortalısı olduğu anlaşılan davacı, köy muhtarlığı yapmasına dayalı olarak 2.6.2002’den itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitini talep etmiş olup, davacının 1479 sayılı Yasa kapsamında bir tescili bulunmadığı anlaşılmaktadır.
2108 sayılı Muhtar Ödenekleri ve Sosyal Güvenlik Yasası gereği, köy ve mahalle muhtarlarından bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olmayanların 1479 sayılı ……. kapsamına alındığı belirtilmiş ise de; 5510 sayılı Kanunun, 1479 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümlerinin düzenlendiği Geçici 8 inci maddesinde, “Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç diğer alt bentlerine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğü bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren başlar. …… Ancak, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) ve (3) numaralı alt bentlerine göre sigortalı sayılanlardan bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren sigortalılıkları başlatılanların, bu Kanunun yürürlük tarihi ile 4/10/2000 tarihi arasında geçen vergi mükellefiyet süreleri bulunmak kaydıyla, sigortalının bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde talepte bulunması halinde, vergi mükellefiyet sürelerinin tamamı için 80 inci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendine göre talep tarihindeki prime esas kazancının % 32’si üzerinden borçlanma tutarı hesaplanır ve sigortalıya tebliğ edilir. Sigortalının kendisine tebliğ edilen borçlanma tutarının
./..
-2-
tamamını tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde ödemesi halinde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Sigortalıya tebliğ edilen borç tutarının bu süre içerisinde tam olarak ödenmemesi halinde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve ödenen tutar bu Kanunun 89 uncu maddesine göre iade edilir….”; Yine, anılan Kanunun 2108 sayılı Yasaya ilişkin geçiş hükümlerinin düzenlendiği Geçici 21 inci maddesinde “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce 2108 sayılı Yasanın 4 üncü maddesine göre muhtar seçildikleri tarih itibarıyla 1479 sayılı Kanuna göre kayıt ve tescilleri yapılan köy muhtarlarından; bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi hükümlerine göre sigortalılıklarını devam ettirmek isteyenlerin bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde yazılı talepte bulunmaları halinde sigortalılıkları aynen devam ettirilir. Bu süre içerisinde talepte bulunmayanlar hakkında ise bu Kanun hükümleri uygulanır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Mahkemece; 5510 sayılı Kanunun geçici 8 inci maddesindeki borçlanma hakkının ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir vergisi mükellefi olanlar ile anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortaklarına tanındığı; muhtarlıkta geçen sürelerin borçlanılamayacağı; yine, 5510 sayılı Kanunun geçici 8 ve geçici 21 inci maddelerindeki düzenlemeler gözetildiğinde, Kurum’a, daha öncesinde kayıt ve tescili bulunmayan davacının, 01.10.2008 tarihi öncesinde muhtarlıkta geçen sürelerde sigortalı sayılmasının mümkün bulunmadığı gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
……….