YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7890
KARAR NO : 2019/11342
KARAR TARİHİ : 19.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Bozma üzerine, yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiilerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak Anayasa’nın 141/3 ve 5271 sayılı CMK’nın 34 ve 230, 232, 289/1-g (1412 sayılı CMUK’nın 308/7.) maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
2-Hüküm fıkrasında, sanığın hapis cezasına mahkum edilmesine rağmen, hükmün gerekçe kısmında, sanığa adli para cezası verildiği belirtilerek, kısa karar ve gerekçe arasında çelişki yaratılması,
3-Sanığın adli sicil kaydındaki alacağı tahsil amacıyla tehdit (ihkak-ı hak) suçundan verilen doğrudan para cezasına ilişkin kesin nitelikteki hükümlülüğünün tekerrüre esas oluşturmayacağının gözetilmemesi,
4-Seçimlik ceza içeren tehdit suçunda, sanığın tekerüre esas alınabilecek hükümlülüğünün bulunmaması nedeniyle temel cezanın yalnızca TCK’nın 61.maddesinde düzenlenen ölçütlere göre yeniden değerlendirilmesinin gerekmesi,
5-Sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmesi karşısında, seçimlik ceza öngören sair tehdit suçunda hapis cezasının tercih edilmesi halinde TCK’nın 50/2. maddesi uyarınca, bu cezanın ancak adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceğinin karar yerinde tartışılmaması,
6-Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.