YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/27214
KARAR NO : 2019/33112
KARAR TARİHİ : 19.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık …’nın temyizine göre yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminden dolayı 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi gereğince cezalandırılması yerine, uygulama yeri olmayan 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesi uyarınca hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
2. Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin TCK’nun 50/1-a maddesi yerine fıkrası belirtilmeksizin TCK’nun 50. maddesinin gösterilmesi ve gün adli para cezası paraya çevrilirken, uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3. Kaçak sigaraların TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesi yerine TCK’nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi.
4. Atılı suçun niteliğine göre suçtan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücreti tayin edilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca;
1. Hükmün ikinci paragrafında yer alan “5237 sayılı Kanunun 62. maddesi” ibaresinin çıkartılarak yerine “TCK.nun 62/1. madde ve fıkrasının” ibaresinin eklenmesi,
2. Hükmün hapisten çevrili adli para cezasının paraya çevrilmesine ilişkin üçüncü paragrafında yer alan “TCK’nun 50. maddesi” ibaresinin çıkarılarak yerine “TCK’nun 50/1.a. maddesi” ibaresinin eklenmesine ve “beher günü” ibaresinden önce gelmek üzere “TCK’nun 52/2. maddesi gereği” ibaresinin eklenmesi,
3. Hükmün müsadereye ilişkin bendinden ”5237 sayılı Yasanın 54. maddesi” ifadesinin çıkartılması yerine “5237 sayılı TCK’nun 54/4. madde ve fıkrası” ifadesinin eklenmesi,
4. Gümrük idaresi lehine takdir olunan vekalet ücretine ilişkin kısmın hükümden çıkarılması ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Sanık …’ın temyizine göre yapılan incelemede;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 04/11/2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 24/11/2011 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2015/17806 Esas sayılı dosyada Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/914 E. – 2012/134 K. sayılı dosyasında suç tarihinin 03/10/2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 04/11/2011 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi kesinleşen dosya yönünden mahsubun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 19.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.