YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13839
KARAR NO : 2012/19291
KARAR TARİHİ : 19.09.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı ve davalının boşandıklarını, boşanma davasında müşterek çocuklar için aylık toplam 135 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, davalı tarafından nafaka alacağının takibe konulduğunu, iş bu takip devam ederken davalının, takibi devam eden nafaka alacağı için mükerrer takibe geçtiğini, davacının ilk takipte nafaka borcunu eksiksiz ödemesi nedeniyle ikinci takipte borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama usulüne dair 4787 sayılı yasanın 4. maddesi uyarınca 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabı ile (3.kısım hariç) 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve uygulama şekli hakkındaki kanun kapsamındaki Aile Hukukundan doğan dava ve işler Aile Mahkemelerinde görülür.
İİK’nın 72.maddesi uyarınca açılan menfi tespit ve istirdat davaları genel hükümlere tabidir. İcra İflas Kanununda göreve ilişkin özel bir hüküm öngörülmemiştir.
Somut olayda, nafaka borcunun olmadığına ilişkin menfi tespit davasında borcun TMK 327 ve devamı maddelerinden kaynaklandığı ve dolayısıyla “Aile Hukukuna” ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Borç Aile Hukukundan (nafaka yükümlülüğünden) doğduğuna göre açılan bu davanın (menfi tespit) 4787 sayılı yasanın 4.maddesi gereğince Aile Mahkemesinde bakılması gerekmektedir. Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Açıklanan nedenlerle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.