YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6540
KARAR NO : 2019/8329
KARAR TARİHİ : 28.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanığın polislerce çevrede yapılan araştırmada, hırsızlık olayına karışan motor ile birlikte saklanmış vaziyetteyken yakalandığı ve mağdurun bahçesinden çalınan eşyaların sanığın yanında bulunan çuvaldan çıktığı, mağdurun herhangi bir zarar talebi bulunmadığından mahkemece bu durumun zarar tazmini olarak kabul edildiği olayda; Ceza Genel Kurulu’nun 2013/152 Esas ve 2016/55 Karar sayılı kararında kabul edildiği üzere; “Sanık tarafından zararın tamamının aynen geri verme veya tazmin suretiyle giderilmesi veya giderilmek istenmesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızası aranmamaktadır. Diğer bir ifadeyle mağdurun iade veya tazmini kabul etmemesi sanık aleyhine yorumlanmamalı, mahkemece bir ödeme noktası belirlenmek suretiyle zararı gidermek isteyen sanığa zararı giderme imkanı sunulmalıdır.” Sanığın yakalandığında ele geçirilen eşyalara yönelik olarak bir iade veya tazmin iradesi ile mağdura teslim edildiğinin kabul göremeyeceği, mahkemece müştekinin beyanına göre kırılan vananın bedelini ödeyip ödemediği göz önünde bulundurularak TCK’nun 168/2. maddesi hükümlerinin tartışılması gerekirken müştekinin zarar talebinin bulunmamasının mahkemece zarar tazmini olarak kabul edilerek TCK’nun 168/1. maddesi hükümlerine göre ½ oranında indirim yapılması,
2)Sanık hakkında TCK’nun 142/2-h, 143, 168/1 ve 62. maddeleri uygulandıktan sonra sonuç cezanın “3 yıl 1 ay 15 gün” olarak hesaplanması gerekirken ikinci kez TCK’nun 62.maddesi uygulanarak sonuç cezanın “2 yıl 7 ay 7 gün” şeklinde hesaplanması suretiyle eksik ceza tayini,
3)Anayasa Mahkemesinin, TCK’nun 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 28/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.