YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12391
KARAR NO : 2013/14158
KARAR TARİHİ : 21.06.2013
……..
Davacı, davalı işveren nezdinde 15.02.2004-15.02.2008 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı işyerinden 29.02.2008-01.04.2008 tarihleri arasında 32 günlük çalışmasının bildirildiği, 29.02.2008 tarihli işe giriş bildirgesinde imzasının bulunduğu, 14.01.2005 ve 21.04.2005 tarihli yerel denetim tutanaklarında, davacının isminin bulunmadığı, dosyada mevcut davacının imzasının da bulunduğu matbu belirsiz süreli iş sözleşmesinde işe başlangıç tarihinin 29.02.2008 olarak belirtildiği, yine, dosyada mevcut imzalı 01.04.2008 tarihli matbu ibranamede, davacının 29.02.2008-01.04.2008 tarihleri arasında davacının davalı işyerinde çalıştığını belirttiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin bozma ilamında, “ … ibraname, belirsiz süreli iş sözleşmesi ve işe giriş bildirgesindeki imzanın kendisine ait olup olmadığı hakkında davacının beyanının alınarak gerekirse uzman bilirkişilere imza incelemesi yaptırılması gerektiği ifade edilerek, Mahkemece re’sen tespit edilecek bordro ve komşu işyeri tanıkları dinlenip tüm delilller toplandıktan sonra hasıl olacak neticeye göre karar verilmesi gerektiği” belirtilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına uyulmakla, bozma kararı lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğar ve mahkemece de bozma kararı doğrultusunda karar verilmesi gerekir. (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İBK) O halde Mahkemece bozma ilamına uyulduğuna göre, bozma kapsamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, bozma sonrasında yürütülen yargılama sürecinde, yazılı belgelerde yer alan imzalarla ilgili davacının beyanı alınmamış, herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Dinlenen bir kısım davacı tanıklarının net beyanda bulunmamakla birlikte davacının 2004 yılında çalıştığını beyan ettikleri anlaşılmakta olup, Mahkeme hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespit davasının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında, güçlü delil olmaları itibariyle, sonuca etkili olur. Ne varki bu tür kanıtlar salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı olanaklıdır. Somut bilgilere
./..
-2-
dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi, kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır.
Mahkemece, yapılması gereken iş, ihtilaflı dönemin tamamında bildirimi ve çalışması bulunan yeni bordro tanıkları dinlenerek davacının çalışmasının hiç bir kuşku ve tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit olunması, bordro tanıklarının ifadeleri ile yetinilmemesi, yada bordro tanıklarının adresine ulaşılamaması durumunda zabıta marifetiyle tespit edilecek, işyerine o tarihte komşu olan, kayıtlı iş yeri sahiplerini ve adreslerini açık ve net olarak belirleyip, Belediyeden ve Vergi Dairesinden bu iş yerlerinin kayıtlarını getirip, komşu ve yakınlıklarını tespit etmek, sonrasında bu işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının kayıtları ……..’dan getirtilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, ayrıca, ibraname, belirsiz süreli iş sözleşmesi ve işe giriş bildirgesindeki imzanın kendisine ait olup olmadığı hakkında davacının beyanını alarak gerekirse uzman bilirkişilere imza incelemesi yaptırmak ve elde edilecek sonuca göre karar vermekten ibarettir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 21.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
………