YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9507
KARAR NO : 2013/14502
KARAR TARİHİ : 27.06.2013
……….
Davacı, yurt dışında Türk Vatandaşlığı döneminde geçen 01.09.1984-23.09.1999 tarihleri arası süreyi 3201 sayılı Yasa kapsanmada borçlanabileceğinin tespitini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
14.10.1999 tarihi itibarıyla izinle çıkarak Türk Vatandaşlığını kaybeden 23.02.1965 doğumlu davacı, 21.06.2012 günlü borçlanma başvurusuyla …….’da ev kadını olarak geçen süreleri 3201 sayılı Yasa ile borçlanmak istemiş,ancak,talep tarihinde Türk Vatandaşı olmadığı gerekçesiyle reddi üzerine eldeki bu dava açılmıştır.Dosya içerisinde yer alan ikamet belgelerine göre de, 01.09.1984 tarihinden itibaren …..’da ev kadını olarak ikamet ettiği anlaşılan davacının,…..’da ki çalışmalarının varlığına dair dosyada bir kayıt ve belge de bulunmamaktadır.
Davacı, yurt dışında ……döneminde geçen 01.09.1984-23.09.1999 tarihleri arası süreyi 3201 sayılı Yasa kapsanmada borçlanabileceğinin tespitini istemiştir.
Mahkeme ise, yurt dışında …… döneminde, ev kadınlığı ve çalışma süreleri yönünden davanın kabulüne karar vermiştir.
Dava dosyası içerisinde, davacının yurt dışındaki çalışma sürelerinin varlığına dair bir kaydın yer almaması, giderek, 21.06.2012 günlü borçlanma talebinde, sadece ev kadınlığı süresinin borçlanmaya konu yapılmış olması karşısında; ev kadınlığı süresinin yanında, yurt dışı çalışma sürelerinin de dava ve uyuşmazlığa konu yapılıp yapılmadığının, davacıya sorulup, açıklığa kavuşturularak, uyuşmazlığa konu yapılması halinde, çalışma sürelerinin varlığı da araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla, yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
./..
-2-
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 27.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
………