Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/5397 E. 2013/12571 K. 09.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5397
KARAR NO : 2013/12571
KARAR TARİHİ : 09.07.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Dava, distribütörlük sözleşmesi nedeniyle verilen ve karşılıksız kalan 199.128 TL. tutarında senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili 29.04.2008 tarihli dilekçesiyle davasını tümden ıslah ederek akde muhalefet nedeni ile sözleşmenin feshi ile fazla ödenen 169.105,00 TL’nin fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin sözleşme ile üstlendiği edimlerini yerine getirdiğini, bir yıllık sözleşmenin süresinin bitimine 3 (üç) gün kala davacının keşide ettiği ihtarname ile müvekkili şirketten satın alıp, serbest piyasada satamadığı, elinde kalan ürünleri müvekkili şirkete iade ederek sözleşme süresinin uzatılmasını, iade talebinin kabul görmemesi halinde ise satamadığı ürünleri başka ürünlerle değiştirmek istediğini beyan ettiğini, ihtarnamenin sözleşmenin süresinin bitiminden yaklaşık 2,5 ay sonra müvekkili şirkete 29.02.2008 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının sonlanmış sözleşmesinin feshinin ve çeklerle yapmış olduğu ödeme karşılığında müvekkili şirketçe kendisine teslim edilen ürünleri hali hazırda yedinde bulundurarak ve hatta satmaya devam ederek söz konusu ürünlerin değiştirilmemiş olması gerekçesini öne sürerek karşılıksız ve haksız olarak ödeme yaptığı iddiası ile istirdat talebinde bulunmasının haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, taraflar arasında imzalanan distribütörlük sözleşmesinin 7.7. maddesi uyarınca sözleşme süresinin 15.12.2007 tarihinde sona erdiği, davacı tarafça faks ile bildirildiği iddia edilen fesih ihbarına değer verilemeyeceği, kaldı ki bu bildirimin sözleşme hükümlerinde yer alan süre ve niteliğine de uygun bulunmadığı, sözleşmenin davacının aldığı ürünleri iade edebilme hakkı vermediği, ürünlerin ancak yenisiyle değiştirilebilme olanağı tanındığı, ürünlerin satımı yönündeki öngörüyü davacının önceden basiretli tacir sıfatıyla tespit etmesi ve satımı gerçekleştirebilme yönünde tedbirlerini alması gerektiği, sözleşmenin belirlenen süre bitiminde sona erdiği ve bu tarihten sonra sözleşmenin feshinin talep edilmesinde davacının hukuki menfaatinin olmadığı, iade koşulu ile verilmeyen ürünlerin elde kalanlarının bedellerinin istirdadı talebinin de sözleşme hükümleri gereğince haklı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Islahla talebin azaltılması kısmi feragat anlamına geldiğinden reddedilen bölüm üzerinden vekille temsil edilen davalı yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.