YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5542
KARAR NO : 2011/2531
KARAR TARİHİ : 28.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi
… ile … ve … aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının yapılan yargılamasında mahkemenin açılmamış sayılmasına dair Sultanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20.05.2010 gün ve 1031/467 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenilmesi davasında; mahkemece “Davanın HUMK. nun 409/5. maddesi uyarınca 20.5.2010 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına” karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin dosya arasında bulunan veraset belgesinde iki mirasçının gözükmemesi nedeniyle nüfus kayıtlarının düzeltilmesi için dava açtıklarını belirterek bu davanın sonucunun beklenmesini istemesi karşısında; 19.2.2009 günlü oturumda davacı vekili tarafından açılan nüfus kaydının düzeltilmesi davasının sonucunun beklenmesine karar verilerek duruşmanın 13.5.2009 tarihine bırakıldığı, takip eden 13.5.2009 günlü oturumda; davacı vekilinin, beklenilmesine karar verilen nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davanın henüz sonuçlanmadığını 22.6.2009 gününe talik edildiğini belirterek duruşmanın ileri bir tarihe atılmasını isteği ile birlikte verdiği mesleki mazeretinin kabulü ile duruşmanın 1.10.2009 gününe bırakıldığı ve nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davanın sonucunun beklenilmesine dendiği, 1.10.2009 günlü oturumda da davacı vekilinin bekletici mesele yapılan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/194 Esas sayılı dava dosyasının sonuçlanmadığını belirterek yeniden verdiği mesleki mazeretin kabulü ile duruşmanın 25.2.2010 tarihine bırakıldığı ve nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davanın sonucunun beklenmesine ilişkin ara kararının tekrarlandığı, 25.2.2010 günlü oturumda davacı vekilinin sonucunun beklenmesine karar verilen davanın halen sonuçlanmadığını belirterek mesleki mazeretiyle birlikte duruşmanın ileri bir tarihe bırakılmasını istemesine rağmen mahkemece talebinin reddine tarar verilerek dosyanın işlemden kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
Görüldüğü üzere mahkemece; davacı vekili tarafından açılan ve nüfus kaydının düzeltilmesi için olduğu belirtilen dava dosyasının sonucunun beklenmesine karar verilmiş ve bu husustaki ara kararından rücu edilmemiştir. Söz konusu dava dosyasının sonucu beklendiğine ve davacı vekilinin hazır olmadığı 25.2.2010 günlü oturumda yapılacak başkaca bir işlemden bahsedilmediğine göre; yargılama sürecini etkilemeyeceği açık bulunan davacı vekilinin mesleki mazeretinin kabulü gerekirken, reddine karar verilerek dosyanın işlemden kaldırılması ve sonucunda açılmamış sayılma kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile usul ve yasaya aykırı, yerel mahkeme hükmünün HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 28.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.