Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/7557 E. 2013/15121 K. 04.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7557
KARAR NO : 2013/15121
KARAR TARİHİ : 04.07.2013

……
Dava, işyeri dosyası açılmasına ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece; ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya kapsamına göre; sigorta müfettişinin 17.1.2011 tarihli raporu ile, davacı şirket ile….. aralarında akdettikleri 18.5.2001 ve 3.1.2002 tarihli sözleşmelerin niteliğinin asıl işveren-taşeronluk ilişkisi niteliğinde bulunduğu, sözleşme konusu boya pazarlama ve satış işinin, asıl işin bir parçası olup,…..sicil no’lu işyerinden bildirilen sigortalıların ücretlerinin davacı tarafından ödendiğine dayalı olarak, 23.8.2001 tarihi itibariyle ….. davacı adına ….. iş kolundan işyeri dosyası açılarak. ….sicil nolu işyerinden yapılan bildirimlerin taşeron dosyası olarak yeni açılacak dosyaya aktarılması gerektiği tespit edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının, asıl işinin boya-vernik imalatı olduğu, sözleşme konusu işlerin ise ” ürünlerin satış noktalarında tanzim-teşhir ve tanıtımı” olup asıl işten tamamen bağımsız nitelikte olduğu ve davacının bu işte kendi sigortalılarını çalıştırmadığından bahisle ilişkinin istisna akdi niteliğinde olduğu bildirilmiş; Mahkemece, bu rapora dayalı olarak işyeri dosyası açılmasına ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
Öncelikle, sigortalıların bildirildiği, ….. davacı ya da …… arasında bir sözleşme bulunup bulunmadığı ve ilişkinin niteliği aydınlatılması gerekmektedir.
506 sayılı Kanunun 87. maddesi hükmüne göre aracı, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentisinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3. kişidir.
./..
-2-

Asıl işveren taşeron ilişkisinin varlığı için, öncelikle işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile, asıl işverenin işverenlik sıfatına devredilen iş dolayısıyla sahip olması, asıl işyeri, ya da işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir.
İşin belirli bir bölümünde değil de tamamının bir bütün halinde ya da bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatının haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenler de asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir.
Aracı sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise asıl işverenden istenilen işin, asıl iş, ya da işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte, işi alanın, kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır.
Somut olaya dönülecek olursa; ürünlerin, satış noktalarında tanzim-teşhir-tanıtımı işinin, asıl işten bağımsız olup olmadığının yeterince irdelenmediği gibi, davacının sözleşme hükümlerine göre ekip başına para ödemesi ve bir kısım sigortalıların ekip liderlerinin, davacı şirkette çalışan bölge müdürüne haftalık rapor verdikleri ve emir ve talimatları davacı şirketin proje müdürlerinden aldıklarına ilişkin beyanları üzerinde de durularak 506 sayılı Kanunun 87. maddesi kapsamında asıl işveren-taşeron ilişkisi bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu ve özellikle yetersiz rapor esas alınarak, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

…..