Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/23373 E. 2013/14266 K. 24.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23373
KARAR NO : 2013/14266
KARAR TARİHİ : 24.06.2013

……

Dava, 506 sayılı Yasanın 26.maddesi gereğince Kurum zararının rücuen tazmini istemine ilişkindir.

Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davacı Kurum ve davalı şirket avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekili ve davalı vekilini, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Somut olay incelendiğinde; dava, 02.05.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu yaralanan sigortalıya yapılan sosyal yardımlar ve ödmeler nedeniyle oluşan Kurum zararının rücuen tazmini istemine ilişkin olup,oluşa uygun kusur raporuna istinaden davalı işverenin %70 kusuru oranında Kurum zararının davalıdan tazminine ilişkin mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Davalı işveren tarafından sigortalının % 45 sürekli iş göremezlik oranına itirazla tespitinin istenildiği görülmüştür.

Mahkemece, …… maluliyet oranıyla ilgili alınacak rapor için gerekli giderler süresi içinde davalı tarafından karşılanmadığından, avansı verilen süre içinde yatırmayan ve yükümlülüğü yerine getirmeyen taraf talep olunan delil ikamesinden vazgeçmiş sayılacağından, mevcut olayda davalının bu yükümlülüğünü yerine getirmeyip, maluliyet oranı ile ilgili yeniden rapor alınamadığı ve gerek sigortalı kazazede işçi ve gerekse Kurum yönünden kesinleşmiş olan %45 maluliyet oranının hükme esas alındığı belirtilmişse de, davalı işveren tarafından belirlenen kesin süre içerisinde belirtilen gider avansının yatırıldığının anlaşılması karşısında,mahkemece bu yönde verilen karar ,usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
./…
-2-

506 sayılı Kanunun 19. maddesi hükmüne göre; sürekli iş göremezlik hali sağlık kurulu raporuyla tespit olunur ve sigortalı rapor tarihinden itibaren sürekli işgöremezlik gelirine hak kazanır.

Hukuk Genel Kurulu’nun 2010/10-390 Esas ve 2010/448 Karar sayılı ilamında benimsendiği üzere; 2659 sayılı ….Görevleri başlıklı 15. maddesinin “f” fıkrası; “., … Adli tıp ihtisas kurulları ile …..dışındaki sağlık kuruluşlarının verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri, konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceler ve kesin karara bağlar.” hükmünü amirdir.

Bu düzenlemeden de açıkça anlaşılacağı üzere,…… çeşitli sağlık kuruluşları ile …… raporları arasında çıkabilecek çelişkileri son merci olarak inceleyip kesin olarak karara bağlayacaktır. Kanunun amacı bu tür uyuşmazlıkların ilânihaye sürüp gitmesini önlemek ve bir an önce en geniş katılımlı bir kurul kararı ile uyuşmazlığı sona erdirmektir. Bunun aksinin düşünülmesi durumunda, tıp fakültesi ilgili ana bilim dalı sağlık kurulundan alınan raporun da farklı bir oran tespit etmesi ihtimalinde ortaya yeni çelişkilerin çıkacağı ve uyuşmazlığı çözümsüzlüğe iteceği kuşkusuzdur.

İş kazası nedeniyle bağlanacak iş göremezlik oranının tespitinde izlenecek usul, 5510 sayılı Yasanın 15. maddesi ile 506 sayılı Yasanın 109. maddesinde belirlenmiştir.

Ruhsal ve bedensel arızalar ile kurumca sigortalıya ya da hak sahiplerine sosyal sigorta yardımı yapılabilmesi, yasal çerçevede bir raporun alınmış olmasına bağlıdır. Yasaca belirlenen koşullara hem kurumun hem de ilgililerin uyması zorunludur. Raporun, kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca verilmesi gerekir. Kurum sağlık tesislerinin hiçbirisinde sigortalıda veya hak sahibinde ortaya çıkan araz hakkında rapor verebilecek uzman, araç ve gereç yoksa ve sigortalı kurumca başka bir sağlık tesisine sevkedilmiş ise; kurum o sağlık kuruluşunun verdiği rapora itibar etmelidir. Yasaca rapor verme görevinin kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarına tevdi edilmesinin amacı, sürekli işgöremezlik, maluliyet ve erken yaşlanma hallerinin özel uzmanlığı gerektirmesi, bunların iş hekimliği gibi özel bir sosyal sigorta hekimliğini ilgilendirmesidir. Bunun yanı sıra raporların tek bir sağlık kuruluşunca verilmesini sağlamak suretiyle benzer konularda çelişkili raporlar verilmesinin önlenmesi amaçlanmıştır.

İş kazası geçiren sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi için iş göremezlik derecesinin en az % 10 kaybedilmiş olması gerekir. İş kazası geçiren sigortalıda oluşan iş göremezlik derecesi ile arızaların saptanması için gereken rapor, kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca verilir. İlgililer verilen raporu yerinde görmezlerse ……. itiraz edebilirler……. uygulanmasından kaynaklanan tıbbi uyuşmazlıkları çözümleyen en üst merciidir. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğine göre, ….kararı
../…
-3-

Kurumu bağlamaktadır. Ancak, Yüksek Sağlık Kurulu kararının kurum dışında kalan ilgilileri bağlamayacağı, ilgililerin belirtilen kurulun kararına karşı iş mahkemesine dava açabileceği, bu takdirde Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili kürsü konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde rapor alınması gerektiği, 28.06.1976 tarih, 6 Esas, 4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gereğidir.

Uygulamada Yüksek Sağlık Kurulu raporuna itiraz edildiği takdirde, bilirkişi incelemesi genellikle Adli Tıp Kurumu aracılığı ile yaptırılmakta olup, Adli Tıp Kurumu raporunun alınmasından sonra iki olasılık ortaya çıkmaktadır. İlk olarak, Adli Tıp Kurumu raporunun Yüksek Sağlık Kurulu raporunu doğrulamasıdır. Bu durumda Adli Tıp Kurumu raporunu çürütecek önemli bir neden, somut bir veri yoksa (mahkemece) Adli Tıp Kurumu raporuna itibar edilebilir. Çünkü, iki üst sağlık kuruluşunun görüşü birbirini doğrulamaktadır. İkinci olasılık ise; Adli Tıp Kurumu raporu ile Yüksek Sağlık Kurulu raporlarının birbirine aykırı olmasıdır.

Belirtilen içtihadı birleştirme kararı gereğince, Yüksek Sağlık Kurulunca belirlenen iş göremezlik oranına karşı tarafların itirazı halinde, mahkemece Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınabilir. İş göremezlik oranının tespiti ile ilgili olarak düzenlenecek raporların Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğündeki esaslara göre düzenlenmesi gerekir.

Yapılan açıklamalar çerçevesinde; davaya konu işkazası sonucu sigortalı da oluşan sürekli işgöremezliğin, izah edilen prosedür işletilerek tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, taraflar avukatlarının, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalı’ya iadesine, 24.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

…..