YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/898
KARAR NO : 2013/13328
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Uyarlama-İstirdat-Kazanç kaybı
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı uyarlama, istirdat ve kazanç kaybı davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralananın zamanında ve gereği gibi teslim edilmemesinden kaynaklanan tazminat, eksik işler bedelinin tahsili, kira bedeli ve kira başlangıç tarihinin uyarlanması ve istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Davacı vekili; davalıya ait bodrum ve zemin kattan oluşan toplam 380m2 büyüklüğündeki işyerini bila gün ve Ağustos 2007 tarihli sözleşme ile kiraladıklarını, bir yıllık kira parasını peşin ödediklerini, sözleşmenin 4.maddesi uyarınca davalının, kiralananı dış cephe doğramaları takılmış, iç duvar ve tavan sıvaları yapılmış, elektrik ve sıhhi tesisatı tamamlanmış ve taban şapı atılmış olarak 01.12.2007 tarihinde teslim etmeyi taahhüt ettiğini, söz konusu taahhüde güvenen davacının çalıştığı işyerinden erken ayrıldığını, ancak davalının sözleşmenin 4.maddesinde üstlendiği işleri yapmayarak taahhüdünü yerine getirmediğini, eksik işlerin müvekkili tarafından yapılarak işyerinin ancak 14.10.2008 tarihinde faaliyete açılabildiğini, öte yandan sözleşme kapsamındaki bodrum katın bir kısmının kullanıma uygun olmadığını belirterek, tüm bu sebeplerden dolayı kira başlangıç tarihinin 01.10.2008 olarak tespitini, kiralananın fiili durumu göz önünde bulundurularak kira ücretinin tenkisi ve buna bağlı olarak haksız tahsil edilen kira bedellerinin iadesi ve son olarak eksik işler ve kazanç kaybından kaynaklanan tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, kiralanan işyeri ile ilgili bütün edimlerini yerine getirdiklerini, işyerinin sözleşmeye uygun olarak 01.12.2007 tarihinde davacıya teslim edildiğini, davacının iddia ettiği eksiklikleri kabul etmemekle birlikte davacının bu eksikleri dava tarihine değin dile getirmediğini, iddia edilen ayıpların kiracı tarafından fark edilir edilmez kiralayana bildirilmesi gerektiğini, davacının uzun süre ses çıkarmayarak sonradan ayıpları öne sürmesinin iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda taraflar arasındaki kira ilişkisinin başlangıç tarihinin 01.08.2008 olarak tespitine, kira başlangıç tarihi itibariyle aylık kira bedelinin 2.856 TL’ye uyarlanmasına, uyarlanan kira miktarına göre fazla öden 47.384 TL kira bedeli, 5.534,96 TL gelir kaybı ve 16.885 TL eksik işler bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davalı vekilinin kira başlangıç tarihi ve fazla ödenen kira bedelinin iadesi ve gelir kaybına yönelik temyiz itirazlarına gelince
Taraflar arasında günsüz olarak Temmuz 2007 tarihinde akdedilmiş yazılı kira sözleşmesi bulunmaktadır. Sözleşmenin 4.ve 5.maddelerinde; kira süresinin kiralanan yerin kullanılır durumda kiracıya tesliminden başlamak üzere bir yıl olduğu, mecurun kiraya veren tarafından en geç 01.12.2007 tarihinde, dış cephe doğramaları takılmış, iç duvar ve tavan sıvaları yapılmış, elektrik, ısınma ve su tesisatları tamamlanmış ve taban şapı atılmış olarak teslim edileceği kararlaştırılmıştır. Davacı kiralananın sözleşmede taahhüt edilen işler yapılmaksızın fiili olarak 01.12.2007 tarihinde teslim edildiğini, eksik işlerin kendisi tarafından yapılarak işyerinin 14.10.2008 tarihinde faaliyete açıldığı ve buna bağlı olarak zarara uğradığı iddiasındadır. Davacı bu iddiasına dayanak teşkil etmek üzere noter tespiti yaptırmış olup dosya içinde bulunan 23.07.2008 tarihli noter tespit tutanağında; sözleşmenin 4.maddesinde kiralayan tarafından yapılması taahhüt edilen işlerin hiçbirinin kiralananda mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Sözleşme hukukuna egemen olan prensiplerin en başında sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkeleri gelir. Buna göre sözleşme yapıldığı andaki gibi uygulanmalı ve hükümlerine riayet olunmalıdır. Davalının sözleşme koşullarına uygun bir şekilde teslim etmeyi taahhüt ettiği işlerden hiçbirini yapmaması sözleşmenin ihlali niteliğindedir. Ne var ki TBK’nun 114/2 maddesi uyarınca haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulanacaktır. Bu nedenle davalının kira sözleşmesine aykırı davranmasıyla oluşan sorumlulukta tazminattan indirim yapılmasını düzenleyen TBK’nun 52.maddesinin dava konusu olayda gözetilmesi gerekir. Bu kapsamda davacı da kiralananın kendisine teslim edildiği 01.12.2007 tarihinden itibaren bir an evvel eksiklikleri giderilerek işyerinin faaliyete geçmesi konusunda gerekli çabayı göstermek zorundadır. Bunun bir sonucu olarak sözleşmenin 4.maddesindeki işlerin tamamlanabileceği olağan sürenin belirlenerek davalının sorumluluğunun buna göre tayin ve tespit edilmesi gerekir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönde bir tespit ve değerlendirme yapılmamıştır. O halde mahkemece bilirkişiden bu yönde ek rapor alınarak sonucuna göre kira başlangıç tarihi ve diğer alacak kalemleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.