Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/14207 E. 2012/19265 K. 19.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14207
KARAR NO : 2012/19265
KARAR TARİHİ : 19.09.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 28.711,37 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın HMK. 20. maddesi gereğince yetkisizliği cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili 12.04.2010 harç tarihli dilekçesi ile; davalının … ovasının pek çok yerine sulama kanalları döşediğini, davacı kuruma ait … köy yolundan büyük bir sulama kanalı geçirildiğini, kanalın yapımı esnasında yolun statik yapısı üstünde ve onu aşar biçimde iş makinelerinin ve ağır tonajlı kamyonların gelip gitmesinden dolayı yolda büyük bir tahribatın meydana geldiğini,yapılan işlemlerin İl özel idaresinden izin alınmaksızın yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 28.711,37 TL tazminatın davalıdan tahsili talebiyle hakem mahkemesi sıfatıyla …Asliye Hukuk Mahkemesine başvurmuştur.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; açılan davanın süresinde açılmadığını, zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, DSİ Bölge Müdürlüğüne husumetin yöneltilemeyeceğini, DSİ Genel Müdürlüğüne husumetin yöneltilmesi gerektiğini, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının gerçeği yansıtmadığını,eski hale getirme mümkün oldukça zararın onarım bedeli ile sınırlı olacağını,öncelikle eski hale getirmenin mümkün olup olmadığının araştırılmasını, davalı idareden dava konusu yolun çalışmaların tamamlanmasından itibaren gerekli çalışmalar yapılarak eski haline getirilip getirilmediği hususunun sorulması gerektiğini, talep edilen tazminatın sebepsiz zenginleşme kapsamında bulunduğunu, davacının dikkat ve özen zorunluluğunu yerine getirmediğini, tamamen kusurlu olduğunu, karayollarındaki araçların tonaj ve boyut kontrolünü yapmadığını, bu husustaki yetkinin tamamı ile İl Özel İdaresi Müdürlüğünde olduğunda ayrıca kendilerinin kanal yapımını bir yükleniciye ihale ettiklerini, müteahhit firmaya davanın ihbar edilmesi gerektiğini, yüklenici firmanın başkalarına verdiği zararlardan sorumlu olduğunu, bu bakımdan olayda BK ‘nun 55.maddesi gereğince yüklenici ile iş sahibi arasında çalışan çalıştıran ilişkisinin varlığından söz edilemeyeceğini, kendilerinin sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
… Asliye Hukuk Mahkemesince dava yol inşaatını üstlenen … İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti’ne ihbar edilmiştir.Kendisine dava ihbar edilen … İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti cevap dilekçesi ile; kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, kendilerinin DSİ’nin koordinatörlüğü ile yol inşaatını yaptıklarını, yolun ne şekilde bozulduğunun belli olmadığını,10 yıldır işin devam ettiğini, kendilerine bir ihbar gelmediğini, yapılan işin yasaya uygun olduğunu, sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. … Asliye Hukuk Mahkemesi 08.12.2011 tarihli kararı ile “dava konusu uyuşmazlığın 3533 sayılı yasanın 4. maddesi kapsamına girdiği, bu kapsama giren uyuşmazlıkların davalı durumunda olan daire veya müessesenin ve davalılar birden çok olduğu takdirde bunlardan birinin bulunduğu yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından hakem sıfatıyla çözümleneceği, Davalı idarenin yerleşim yerinin … ili olması nedeniyle görevli hakemin … ilinde bulunan en yüksek dereceli hukuk hakimi olduğu anlaşılmakla hakemliğimizin yetkisizliğine” karar vermiş ve dosyanın görevli ve yetkili … ili en yüksek dereceli Hukuk Hakimliğine gönderilmesine karar vermiştir. … 3 Asliye Hukuk Mahkemesi 17.04.2012 tarihli kararı ile”… … Asliye Hukuk Mahkemesince kendisine ihbar olunan … İnşaat A.Ş.’nin ne sıfatla davada bulunduğuna ilişkin bir karar alınmamış ise de, davalı olarak davalı yanın tarafında yer aldığı, gerekçeli kararından anlaşılmaktadır. Bu noktada davalı … İnşaat ve Sanayi firmasının bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu düşünüldüğünde, dosyada 3533 sayılı yasanın uygulanma şartlarının bulunmadığını, … Asliye Hukuk Mahkemesince verilen yetkisizlik kararının yerinde olmadığı, … Asliye Hukuk Mahkemesinin açılan davaya bakmaya yetkili ve görevli olduğu, 3533 sayılı yasa gereğince davaya bakmasının yasal olarak mümkün olmadığı…” gerekçesiyle karşı yetkisizlik kararı verilmiştir.3533 sayılı yasanın 1. maddesine göre genel, katma ve özel bütçelerle yönetilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete veya belediyelere yahut özel idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan uyuşmazlıklardan adli yargının görevi içinde bulunanlara o Yasa’da yazılı tahkim usulüne göre çözümlenir. 3533 sayılı yasanın 4. maddesine göre “Katma bütçe ile idare edilen daireler, belediyeler, özel bütçe ile idare olunan veya sermayesinin tamamı Devlet, belediye veya özel idarelere ait olan daire ve müesseselerin veya bu daire ve müesseselerden biriyle ikinci maddede yazılı dairelerden biri arasında çıkan uyuşmazlıklar, bulunduğu yerin ve taşınmaza ilişkin uyuşmazlıklarda, taşınmazın aynına yönelik olanlar hariç olmak üzere o taşınmazın bulunduğu yerin ve taraflar değişik yerlerde bulunuyorlarsa davalı durumunda olan daire veya müessesenin ve davalılar birden çok olduğu takdirde bunlardan birinin bulunduğu yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından hakem sıfatıyla çözümlenir.” hükmü yer almaktadır…. Asliye Hukuk mahkemesinde görülen davada dava … İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti ‘ne ihbar edilmiştir ancak ihbar neticesinde davaya asli veya feri müdahil olarak davaya katılmamıştır.O halde ihbar olunan konumunda bulunan ve hakkında herhangi bir sorumluluk kararı da verilmeyen … İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti’nin davada taraf sıfatı bulunmamaktadır.Bu nedenle Dava konusu uyuşmazlık yukarıda anılan yasa gereği 3533 sayılı yasa kapsamında olup tarafların sıfatı gereği aralarındaki uyuşmazlık … Asliye Hukuk mahkemesince tahkim usulüne göre çözümlenmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile karşı yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.