YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7731
KARAR NO : 2019/11883
KARAR TARİHİ : 26.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Şantaj, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak
1-CMK’nın 225/1. maddesi gereğince hükmün konusunun, iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması karşısında, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, dolayısıyla kamu davasına konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılarak hüküm kurulması Kanuna aykırıdır.
İddianamenin anlatım kısmında, sanığın katılandan para isteyerek, katılanın parayı ödemediği takdirde oteldeki görüntülerini ailesine göndereceğini söylemesi eyleminin açıklanmadığı, katılan vekilinin dava açıldıktan sonra sunduğu 29.01.2013 tarihli dilekçeyle bu hususları ileri sürdüğü anlaşıldığından , “Fail ve Fiilde Bağlılık Kuralı”na aykırı olarak uygulama yapılıp, iddianamede tanımlanmayan eylemden hüküm kurulmak suretiyle, CMK’nın 225. maddesine aykırı hareket edilmesi,
2- Katılanın, tanık sıfatıyla dinlenmelerini istediği …., …., …., annesi …. ve babası ….’in duruşmaya çağrılarak beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle hükümler kurulması,
3- Sanığın telefonda katılana hakaret ettiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanmadan ya da mesaj yoluyla katılanın gıyabında hakaret etmesi eyleminin cezalandırılabilmesi için en az üç kişiyle ihtilat unsurunun ne şekilde oluştuğu karar yerinde tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
4-Sanığın lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmesi karşısında, şantaj suçunda TCK’nın 50. maddesinde düzenlenen kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile hakaret suçunda TCK’nın 50/2.maddesi de gözetilerek hükmedilen cezanın adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin tartışılmaması,
5-Sanığın sabıkasında görülen ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, CMK’nın 231/8. maddesine 28.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle “denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın suç tarihi itibariyle engel oluşturmaması karşısında, yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak, takdiri indirim uygulanan ve cezaları ertelenen sanık hakkında diğer koşullar değerlendirilmeden, “daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının olduğu” şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
6-Sanık hakkında erteleme hükümleri uygulanırken, TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca denetim süresinin alt sınırının mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.