YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2168
KARAR NO : 2019/6949
KARAR TARİHİ : 11.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVACI-DAVALI
DAVALI-DAVACI : …
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma – Ziynet ve Çeyiz Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından; kendi davasında verilen karar, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Mahkemece bozma öncesi verilen 10.02.2016 tarihli ilk hükümde davalı-karşı davacının davasının reddine, davacı-karşı davalının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine, 200 TL tedbir ve iştirak nafakasına, ve kadın lehine 6000- TL manevi tazminata hükmolunmuş, kadının nafaka, çeyiz ve ziynet, erkeğin tazminat istemleri reddedilmiş, kadının maddi tazminat talebi süresinde olmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi, ziynet alacağı davasının reddi ve maddi tazminat talebi yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise katılma yoluyla kendi davasının reddi, kusur belirlemesi ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmiş, kadının kabul edilen davası yönünden ise temyiz edilmemiştir. Dairemizin 2018/949 esas, 2018/2537 karar sayılı ilamıyla, mahkemenin kabulünün aksine boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu, kadın lehine manevi tazminata hükmolunamayacağı, süresinde talebi olduğundan kadının maddi tazminat talebinin esası hakkında karar verilmesi gerektiği ve davacı-karşı davalı kadının da kusurlu olması nedeniyle erkeğin davasının da kabulü gerekmekle beraber temyize getirilmeyerek kadının kabul edilen davasında boşanmanın kesinleştiği belirtilmek sureti ile haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden karar verilmesi gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuştur. Bozulmasına karar verilen hususlar yönünden yeniden yapılan yargılamada temyiz edilmeyerek kesinleşen kısımlar hakkında yeniden hüküm kurulamaz. Davacı-karşı davalı kadının davasının kabulü, velayet, lişisel ilişki, ortak çocuk lehine hükmolunan tedbir ve iştirak nafakası, kadının nafaka istemlerinin reddi, asıl davada vekalet ücretine yönelik kararlar taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Buna rağmen, mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda kesinleşen konularda yeniden hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Dairemizin 2018/949 esas, 2018/2537 karar sayılı ilamıyla, kadının davasının kabulü temyize getirilmeyerek kesinleştiğinden erkeğin davasında boşanmanın konusuz kaldığı ve haklılık durumuna göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerine karar verilmesi gerektiği (HMK m. 331/1) belirtilmişse de; Mahkemece davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davası konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, erkeğin davasında kadının da kusuru ispatlandığı ve TMK 166/1 maddesine göre dava açmakta haklılığı kanıtlandığı halde bu yön gözetilmeyerek erkeğin davası yönünden erkek yararına değil davacı-karşı davalı kadın lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1 bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11.06.2019 (Salı)